KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12520 E., 2012/19735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.03.2011 tarih ve 2010/866-2011/198 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının yanında müşteri temsilcisi olarak çalıştığını, işe girerken kendisinden teminat amaçlı bono alındığını, aralarındaki sözleşmenin feshine rağmen bononun iade edilmediğini, ayrıca davalıdan 6.640 USD komisyon alacağı olduğunu belirterek komisyon alacağının davalıdan reeskont faizi ile birlikte tahsiline ve teminat amaçlı verilen bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıdan teminat amaçlı bono alınmadığını, davacının müvekkilinden her hangi bir alacağı bulunmadığını savunarak asıl davanın reddini istemiş, birleşen dava ile de, davacının imzaladığı sözleşmede rekabet yasağına ilişkin hüküm bulunduğunu, davacının işten ayrıldıktan sonra müvekkilinin bulunduğu bölgede aynı faaliyet alanında çalışarak rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini belirterek sözleşmede yer alan 10.000 USD cezai şartın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıdan 6.640 USD alacaklı olduğu; ancak teminat amaçlı bono verildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile birleşen davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce bozulması üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak asıl davada davacının davalıdan 6.640 USD komisyon alacağı talebinin kabulüne, bu bedelin dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca Amerikan Doları üzerinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
teminat amaçlı verilen bononun iptaline yönelik istemin reddine, birleşen davada ise. B.K.’nun 348/2 maddesi uyarınca, birleşen dosya davacısı tarafından işçinin müşterileri tanıması ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine zarar verildiği hususu ispatlanamadığı, yapılan noter tespitinin de tek başına bu hususu kanıtlamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili, kararı temyiz etmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 348. maddesine göre rekabet yasağının ihlali nedeni ile cezai şarta hükmedilebilmesi için maddede sözü edilen koşulların gerçekleşmesi yeterli olup bu koşullar dışında ayrıca zararın kanıtlanmasına gerek yoktur. Bu itibarla mahkemece rekabet yasağı ile ilgili sözleşmenin geçerli olup olmadığı ve ihlal edilip edilmediği incelenip, geçerli ve ihlal edilmiş ise sözleşme ile kararlaştırılan cezai şarta hükmedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12520, K. 2012/19735, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama