KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1259 E., 2012/7676 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2010 tarih ve 2010/299-2010/544 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkilinden para tahsil edildiğini, müvekkilinin bu nedenle davalı aleyhine Federal Almanya Cumhuriyeti Köln Eyalet Mahkemesine dava açtığını, yargılama sonucunda 15.354,10 Euro anaparanın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ileri sürerek, yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tenfize konu yabancı mahkeme kararının açıkça kamu düzenine aykırı olmadığı, davalının mahkemeye usulünce çağrıldığını, kararın da usulünce tebliğ edildiğini gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, tenfiz davalarının eda davası değil tespit davası niteliğinde olması nedeniyle, mahkemece yargılama harcı ile davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinin, nispi değil maktu olarak belirlenmesi gereklidir. Bu durum karşısında mahkemece, nispi harç ile davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değilse de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi, yargılamanın yeniden icrasını gerektirmediğinden, HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1259, K. 2012/7676, 14 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama