KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1274 E., 2012/7473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/09/2010 tarih ve 2009/300-2010/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ......,ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının 20.05.2008 tarihinde gerçekleştirdiği ...ibareli, 25. sınıftaki ürünleri içeren, 2008/29598 sayılı marka tescil başvurusu yaptığını, bunun üzerine başvurunun tescilinin müvekkili markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği ve onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğinden reddedilmesi istemiyle itirazda bulunduklarını, Markalar Dairesi tarafından itirazın kısmen kabul edilerek başvurunun baş giysileri için reddedildiği,
buna karşın diğer ürünler yönünden itirazın kabul edildiğini, aynı vakıa ve sebeplere dayanılarak gerçekleştirdikleri itirazın da YİDK'nın 2009/M-4592 sayılı kararıyla reddedildiğini ileri sürerek hukuka aykırı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu, başvuruda kalan emtialar yönünden davacı markalarıyla herhangi bir iltibas doğmasının mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının markalarının ... ibareli olduğu, her birinde asıl ve ayırt edici unsurun bir bütün olarak anılan sözcükten oluştuğu, başvuru konusu işaretin ...biçiminde olduğu, bu işarette de asıl ve ayırt edici unsurunun ...
İbaresi olduğu, zira bebe ve men sözcüklerinin herkesin kullanımına açık ve başvuru kapsamındaki ürünlerin hitap ettiği kitleyi tanımlayan ve hiç kimseye bağlanması olanağı bulunmayan ibarelerden oldukları, başvuru konusu işaret ile davacının seri nitelikteki markaları arasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik bulunduğu, aralarında bulunan farklılıkların başvuru konusu işaretin davacı markaları ile olan benzerliğini geri plana itmeye yeterli olmadığı,
başvuru konusu işaretin kapsamında bulunan 25. sınıftaki koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar ve ayak giysileri ürünlerinin davacıya ait markaların kapsamında bulunan başlıklar, şapkalar, bereler, kepler ve kasketler emtiaları ile aynı türden oldukları, zira piyasa anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap etmeleri, benzer ihtiyaçları gidermede kullanılmaları, kullanım amaçları, birbirlerini tamamlama imkanlarının bulunması,
normal düzeyde bilgilendirilmiş, makul ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan, daha önce yararlandığı ürün ile ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki mal ve hizmet alımlarında aynı markadan yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki tüketicilerin, bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı,
anılan ürün ve hizmetler ile ilgili satın alma süresi içerisinde davacı markalarından yararlanmak veya satın almak isterken davalının işaretini taşıyan mal ve hizmet satın alma yoluna gidebilecekleri, bir kısım yararlanıcıların iki marka arasındaki farkları algılayabilse bile işaret ve markanın birbirleriyle idari ve ekonomik olarak bağlantılı şirketlere ait olduğu yönünde yanılgıya düşmelerinin kaçınılmaz olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmişlerdir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1274, K. 2012/7473, 9 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama