KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12774 E., 2012/19526 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03/05/2011 tarih ve 2010/108-2011/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı-birleşen davada davacı Avea vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı A ve A Yönetim ve İnsan Kaynakları Danışmanlık Ltd. Şti. vekili, 14.03.2001 tarihinde kurulan müvekkili şirketin "Avea" unvanıyla faaliyette bulunduğunu, bu ibarenin ayırt edici nitelikli marka haline getirildiğini ve üstün hak sahibi olduğunu, ancak müvekkilinin 2004/19420 sayılı "avea" ibareli marka başvurusunun davalı TPE tarafından kısmen reddedildiğini ileri sürerek 13.03.2006 tarih ve M-79 sayılı TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve birleşen davanın davacısı Avea İletişim Hiz.
A.Ş. vekili, iki şirketin birleşmesi sonrasında müvekkilinin 2004 yılının ilk yarısında "avea" markasını yarattığını ve aynı yıl sonu itibariyle Türkiye' de bilinir hale getirdiğini, tüm mal ve hizmetler için "avea" ibaresini marka olarak tescili istemiyle de 28.05.2004 tarihinde TPE' ne başvurduğunu, birleşen davanın davalısı şirket tarafından yapılan itiraz üzerine müvekkilinin başvurusunun 35/03 ve 41/01 sınıflar yönünden reddedildiğini "Avea" ibaresinin kısmi redde gerekçe gösterilen ticaret unvanının ayırt edici unsurunu oluşturduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını,
marka hukukuna özgü olmayan bu kullanımın birleşen davanın davalısı şirkete "avea" markası üzerinde öncelikli bir hak kazandırmayacağını belirterek asıl davanın reddine, birleşen dava ile de 11.10.2005 gün ve M-4177 sayılı TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, birleşen davada çekişmeli 35/3 ve 41/1. sınıflar bakımından dava konusu markanın kullanıldığını gösterir delil bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nin 7/son maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle, birleşen davanın reddine, asıl dava hakkındaki hüküm onandığından yeniden hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı-birleşen davada davacı Avea vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12774, K. 2012/19526, 29 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama