KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12799 E., 2012/894 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
752 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/06/2011 tarih ve 2010/9-2011/117 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen günde hazır bulunan davacı ........... ve vekili Av. ... ile davalı TRT Genel Müdürlüğü vekili Av. ... ..........gelip, dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tek başına veya birlikte eser sahibi olduğu "Bir Ömür Düğümlendi O Yeşil Gözlerinde", "Marmara Bana Hep Seni Hatırlatır","Sensiz Gece", "Aydınlığın Kucağında (Seni Görmek İstiyorum) " ve "Denizle Söyleşi" isimli musiki eserlerinin, davalıya ait televizyon ve radyo kanallarında 2000, 2001, 2002 ve 2008 yıllarında müvekkilinin izni olmadan yayımlandığını ileri sürerek, şimdilik toplam (1.000) TL maddi ve (27.500) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının eserlerin yayımlanması konusunda müvekkiline izin verdiğini, davacının ücret talebi üzerine müvekkilince teklif edilen ücretin davacı tarafından yeterli görülmediğini, oysa bu konuda meslek birlikleri ile yapılan sözleşmelerin esas alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, "müzik icra sözleşmesi" ve "Radyo- televizyon ile yayın sözleşmesinin" FSEK.'nda veya BK'nda düzenlenmeyen adsız sözleşmeler olduğu, bu sözleşmeler ile mali hakların bütünüyle yayıncaya ve icracıya intikalinin sağlanmayıp sözleşmelerin temel hedefinin eserlerin FSEK.'nun 24 ve 25. maddelerinde düzenlenen temsil ile radyo ve televizyonda yayımlanması hakkının elde edilmesi olduğu,
sözleşmelerin kural olarak geçerlilik şekline tabi değilse de eser üzerindeki mali haklara ilişkin bulunması halinde, somut olaydaki gibi bir müzik eserinin icrası suretiyle yayını hakkına ilişkin bulunduğunda, FSEK.'nun 52. maddesinde yer alan şekil şartına tabi olduğu, ancak bu koşula uyulmadan yapılan sözleşmeye güvenerek hareket eden taraflardan birinin, sonradan yazılı şekil şartına uyulmadığından bahisle sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesinin MK.'nun 2. maddesi uyarınca hakın kötüye kullanılması niteliğinde ise konunun bu girişimi himaye etmeyeceği,
somut uyuşmazlıkta da davacının beş adet müzik eserinin TRT repertuvarına alınması için başvuruda bulunduğu, TRT Müzik Dairesi denetiminden geçerek Türk Sanat Müziği yayınlarında kullanılabileceğine karar verilip bu keyfiyetin davacıya tebliğ edildiği,
bu durumda taraflar arasında "müzik icrası ve radyo- televizyon ile yayın sözleşmesinin" akdedildiğinin kabulünün gerektiği, davacının eserlerin TRT repertuvarına alındıktan sonra icra ve temsil edileceğinden habersiz olduğundan ve yayınların izinsiz yapıldığından söz edilemeyeceği, sözlü anlaşmanın geçersiz bulunduğu kabul edilse bile davacının eserlerin TRT repertuvarına alındığı 1983 tarihinden, 09.11.2009 tarihli dilekçeile 15 yıllık telif ücreti talep ettiği tarihe kadar bu uygulamaya karşı çıkmamasının ve eserlerin ilk yayımlandığı 2000 tarihinden 9 yıl sonra yazılı sözleşme olmadığını,
bu nedenle de izinsiz yayımlandığını ileri sürmesinin M.K.'nun 2. maddesine aykırı olduğu, telif bedelinin düşük olup olmadığı hususunun ise bu davanın konusu bulunmadığı, zira davacı vekilince 22.06.2010 tarihli oturumda telif bedeli taleplerinin bulunmayıp taleplerinin tamamen FSEK.'nun 68. maddesi uyarınca 3 kat telif tazminatı ve 70. maddesi uyarınca manevi tazminattan ibaret olduğunun bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar dava konusu musiki eserlerinin davalı repertuvarına kaydından uzunca bir süre sonra davalı TRT'nin görevlendirdiği sanatçılar tarafından icra edilmesi ve bu icraların yine davalıya ait radyo ve TV kanallarında temsili suretiyle umuma iletilmesi nedeniyle,
somut uyuşmazlıkta 5846 Sayılı FSEK 52. maddesinde düzenlenen geçerlilik şartına dayanan davacının işbu davayı açması kötü niyetli davranış olarak nitelendirilmeyeceğinden MK'nun 2. maddesine aykırılık oluşturduğuna dair mahkeme görüşü doğru değilse de, dava konusu eserlerin bir yayın kuruluşu olan davalıya bizzat davacı tarafından gönderilmesi ve davalı TRT bünyesinde de oluşturulan bir kurul tarafından değerlendirilen bu eserlerin davalı yayınlarında kullanılabileceğinin de cevaben davacıya bildirilmesi karşısında, söz konusu icra ve temsiller için muvafakat edilmiş sayılacağından,
dava konusu edilen dönemler için açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, işbu dava ile davacı sözkonusu rızasını geri aldığından, artık 5846 Sayılı FSEK 52. maddesine uygun bir şekilde mali hakların devrine dair sözleşme olmadan dava konusu eserlerin icra edilmesinin ve davalıya ait radyo ve TV kanallarında doğrudan veya dolaylı olarak temsili suretiyle umuma iletilmesi halinde davacının FSEK 68 ve 70. maddelerine dayalı talepte bulunabileceğinin de tabi olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12799, K. 2012/894, 27 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama