KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1281 E., 2012/7736 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.03.2010 tarih ve 2004/68-2010/46 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar Bilgin Yayıncılık A.Ş. ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Hilye-i Şerif” isimli güzel sanat eserinin davalı ...Ş.'nin imtiyaz sahibi ve davalı ...'nun sorumlu müdürü olduğu Günaydın Gazetesinin 9.11.2003 tarihli nüshasının davalı ... tarafından hazırlanan 14'üncü sayfasında “Hilye-i Şerif” adı altında müvekkilinin izni alınmaksızın ve müvekkilinin ismi de belirtilmeksizin yayınlandığını, 5846 sayılı Kanunun 68/1 maddesi uyarınca rayiç bedel itibariyle uğranılan zararın en çok üç katının talep edilebileceğini ileri sürerek hesaplanacak maddi tazminatın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşulu ile 5.000.000.000 TL bölümü ile 20.000.000.000 TL manevi tazminatın eserin yayın tarihi olan 9.11.2003 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Bilgin Yayıncılık A.Ş ve ... vekili, “Hilye-i Şerif”in kavram olarak Peygamberimizin fiziki görünüşü, yazı ve portresi anlamına geldiğini ve geçmişinin çok eskilere dayandığını, bu nedenle davacının bunu tekeline alıp, adına tescil ettirmesinin kendisini hak sahibi yapmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı hakkındaki dava takip edilmemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu Hilye-i Şerif'in eser niteliği taşıdığı, eser sahibinin de davacı olduğu, eserin bütün olarak yayınlanarak bilgilendirme kapsamının aşıldığı, yayınlanan dava konusu eserde sahibinin ismi belirtilmemek suretiyle eser sahibinin manevi haklarından adın
belirtilmesi hakkı ve mali haklarından olan çoğaltma hakkı ihlal edildiği, eserin değerinin 1.000 TL olduğu sonucuna ulaşıldığı ve davacı vekilinin dava dilekçesinde 5846 sayılı Kanunun 68'inci maddesinin ilk fıkrası uyarınca rayiç bedelin üç katı tutarında tazminat talep ettiği, bir sanatçı için, adının belirtilmesinin esasen o eserden elde edebileceği maddi gelirden de önemli olduğu ve manevi ihlalin bu olayda davacının isminin belirtilmemesi sebebiyle maddi kayıptan daha ağır bulunduğu gerekçesiyle 3.000 TL maddi tazminat ile 5.000 TL manevi tazminatın davalılar Bilgin Yayıncılık A.Ş ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... hakkında açılan davanın HUMK'nun 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar Bilgin Yayıncılık A.Ş. ve ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1281, K. 2012/7736, 14 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama