KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13139 E., 2012/20369 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/07/2011 tarih ve 2011/402-2011/668 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 09.03.2009 tarih 3417 sayılı Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarrufların Değerlendirilmesine Dair Kanun uyarınca, davalı banka nezdinde tasarrufu teşvik hesabı açıldığını, bilahare yayınlanan 4853 sayılı Çalışanların Tasarruflarının Teşvik Hesabının Tasfiyesi ve Bu Hesapla Yapılacak Ödemelere Dair Kanun gereğince açılan bu hesaplardaki paraların asıllarıyla birlikte belli bir ödeme takvimi çerçevesinde hak sahiplerine ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin çalıştığı işyerinin tasarrufu teşvik primlerini süresinde davalı bankaya yatırdığını,
ancak bankanın yatırılan paraları hesap sahiplerinin hesaplarına geçirmediğinin ortaya çıktığını, banka ktarafından bilgisayar kayıtlarının yenilenmesi sırasında kayıtların kaybolduğunun ifade edildiğini, bu konuda iş mahkemesinde açılan davanın Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, bu nedenle haklarının ödenmesini istendiğini, ancak bugüne kadar hiçbir cevap alınamadığını ileri sürerek, şimdilik 191,86 TL' nin ödeme takvimindeki ödeme günlerinden itibaren kanuni faizden az olmamak üzere, 4853 sayılı Kanuna göre nemalandırılmak suretiyle faiz ve nemasıyla, ayrıca davalının kötüniyetle bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden,
HUMK'nun 422.maddesi gereğince müvekkili ile aralarında kararlaştırdıkları avukatlık ücretinin de davalı tarafça ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın tasarrufu teşvik kesintileri bakımından tek görevinin aracılık faaliyetini yerine getirmek olduğunu, bu yönden bir sorumluluğunun bulunmadığını, davada asıl sorumluların SGK ve işveren olduğunu, davanın bunlara karşı açılması gerektiğini, müvekkili bankanın devlet bankası olup, kendisine ödeme talimatı verildiği takdirde, belirlenen miktarın nema olarak ödediğini, bankanın bu durumda hasım olamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının sorumluluk durumunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının talebinde haklı çıkması halinde davanın ıslah olunan değer üzerinden kabulü ile 191,80 TL anapara, 1.753,20 TL nema alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13139, K. 2012/20369, 10 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama