KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13256 E., 2012/20809 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/04/2011 tarih ve 2009/467-2011/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden ...'un gayrı resmi eşi, diğer müvekkillerinin ise oğlu olan ...'in 28.04.2009 tarihinde, davalı idareye ait trene binerken trenin kapılarını kapatmadan, aniden hareket etmesi sonucu trenle peron arasındaki boşluğa düştüğünü ve trenin tekerlekleri altında parçalanarak hayatını kaybettiğini, davalının taşıma akdi uyarınca bu olaydan sorumlu olduğunu, davada tüm zincirleme sorumlular yönünden müteselsil sorumluluk hükümlerine dayandıklarını, müvekkillerinin yaşananlar nedeniyle büyük bir manevi yıkım yaşadıklarını ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinden ... için 4.000,00 TL, ...için 3.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL'den oluşan toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile, ayrıca 100.00 TL cenaze masrafının masrafların yapıldığı tarihten itibaren ticari faiziyle davalıdan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, 16.09.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini müvekkillerinden ... yönünden 24.480,61 TL, ...yönünden 3.090.91 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, olayın müteveffanın bilet gişesine uğramadan ihataların arasından geçerek hareket halindeki trene binmek istemesi ve tutunamayıp düşmesi sonucu meydana geldiğini, TCDD İşletme Nizamnamesi'nin 19. maddesine göre, hareket halindeki trenden inmek ve binmek, dışarı sarkmak ve kapılara dayanmak gibi eylemlerin yasak olduğunu, müteveffanın eyleminin illiyet bağını kesecek derecede ağır bir kusur içerdiğini, davacılardan ...'un müteveffanın gayrı resmi eşi olduğuna dair herhangi bir deli bulunmadığından davada taraf sıfatının bulunmadığını, faiz talebinin yerinde olmadığını, davanın haksız fiile dayalı olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacılar vekili, yukarıda açıklanan olay nedeniyle müvekkillerinden ... için 100.000,00 TL, ...için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL manevi tazminattan oluşan toplam 160.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın oluşumunda müteveffanın % 80, davalı idarenin gerekli tedbirleri almaması nedeniyle % 20 oranında kusurlu olduğu, cenaze giderlerine ilişkin herhangi bir delilin sunulmadığı, dosyaya sunulan fotoğraflar ve ikametgah belgesine göre davacılardan ...'un müteveffanın gayri resmi eşi olduğu, davacıların yaşanan olay nedeniyle telafisi zor acılar yaşadıkları gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile,
davacılardan ... için 24.480,61 TL, ...için 3.090,91 TL, ... için 2.463.63 TL'den oluşan toplam 30.035,15 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine; birleşen davanın kısmen kabulü ile davacılardan ... için 20.000,00 TL, ...için 10.000,00 TL, Mustafa Alçin için 10.000,00 TL'den oluşan toplam 40.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13256, K. 2012/20809, 14 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama