KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13323 E., 2012/19724 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/07/2011 tarih ve 2010/402-2011/499 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili...’ın işinde olan terfisini kutlamak amacıyla eşi olan diğer müvekkili ile birlikte Karayip Adaları gezisine katılmak üzere davalı şirket vasıtasıyla İstanbul-Londra- Miami uçuş hattında gerçekleştirdikleri seyahatleri esnasında teslim etmiş oldukları 2 adet bavullarının kaybolması ve bavulların ancak seyahat sonunda kendilerine teslim edilmiş olması nedeniyle, kaybolan eşyalarının yerine kullanılmak üzere seyahat için zorunlu alışverişler yapmak zorunda kaldığını, bununla beraber eşyalarının olmaması sebebi ile planladıkları bir çok etkinliğe katılamayarak üzüntü duyduklarını,
gezi boyunca bavullarının bulunması için çaba göstermek zorunda kaldıklarından gezilerinin ızdırap haline dönüştüğünü belirterek yapmak zorunda kaldıkları alışverişlerin bedeli olan 3.710,59 Dolar ile ayrı ayrı 4.500 ‘er TL manevi zararlarının bu zararların oluşumuna sebebiyet veren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların kaybolan bavullarının bir gün sonra bulunmasına rağmen kendileri gemide olduklarından teslim edilemediğini, yolculuk sonunda bavulların hasarsız ve eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini, müvekkili şirketin söz konusu zarardan dolayı sınırlı sorumluluk taşıdığını, davacıların yapmış oldukları alışveriş neticesinde aldıkları malların mülkiyeti kendilerinde kaldığı ve bavullarına da kavuşmuş olmaları sebebiyle istenilen maddi zarar miktarının fahiş olduğunu, yine uluslararası taşımacılıkta uygulanması gereken Montreal Konvansiyonu gereği davacıların manevi zarar talep etme haklarının olmadığını savunarak davanın reddini ya da tazminatta uygun oranda indirim yapılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin zarardan Varşova Konvansiyonu gereğince sorumlu olduğu; ancak davacıların geciken eşyalarının gecikme sonucu kendilerine ulaşacağı bilgisine rağmen
satın alarak mülk edindikleri ve daha sonra da kullanacakları 3.710,59 Dolar değerinde eşyayı satın aldıkları, davalının bu satın almadan kaynaklı zararın % 50‘si oranında sorumlu olduğu, yine davacıların tatil esnasında bavullarının ve kullanacakları eşyalarının yanlarında bulunmaması ve tatil dönüşü kendilerine teslim edilmesi nedeni ile uğradığı manevi üzüntünün bir nebze giderilmesi için davalıdan manevi tazminat isteyebileceği, ancak belirlenecek miktarın kişide meydana gelen elem ve ızdırabı bir nebze olsun giderebilecek nitelikte olması,
bir taraf için zenginleştirici ve özendirici, diğer taraf için yıkıma sebep olacak nitelikte olmaması için her bir davacı açısından 2000 TL manevi tazminat ile 1.855,30 Dolar maddi tazminat üzerinden davanın kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Ancak, davacıların bavulları bilahare bulunduğu ve davacıların tatili de ikame alım yapmaları nedeniyle akamete uğramadığı halde davacılar yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13323, K. 2012/19724, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama