İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/13342 K.2012/19685

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.11.2010 tarih ve 2007/1056-2010/1263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi temlik alan davacı TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2011/13342Karar2012/19685Tarih3 Aralık 2012Okuma4 dk · 743 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2011/13342 E., 2012/19685 K.·(Şişli 1.SULH Hukuk Mahkemesi)

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Aralık 2012
Mahkemesi
SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

743 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.11.2010 tarih ve 2007/1056-2010/1263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi temlik alan davacı TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların, denetçi raporlarında ayrıntılı olarak açıklanan somut eylemleri ile şirketi zarara uğrattıklarının tespit edildiğini, Standart Çimento'nun ortaklarının 3/4’lük sermaye koyma borcunu yaklaşık olarak 69 gün geciktirerek ödediklerini, şirket malvarlığının kasten azaltılmasına yönelik işlemlerin yapıldığı tarihlerde şirket yönetim kurulu ile denetim kurulunun davalılardan oluştuğunu, davalıların kendi dönemlerinde yapmış oldukları tasarruflar ve hatalı işlemler ile ilgili olarak gerekli prosedürü işletmemeleri ve önlemleri almamaları nedeni ile kusurlu olduklarını ileri sürerek, şirketin uğradığı 1.701,37 TL zararın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılardan Hakan Uzan, Yasemin Ateş, ... ve ... vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.

Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin 02/08/2001-28/06/2002 tarihlerinde yapılan olağan genel kurul toplantılarında davalı yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerinin ibra edildikleri, sermaye taahhüdünü yerine getirmeyen davalı yönetim kurulu üyeleri hakkında herhangi bir rapor düzenlenmediği, davacı şirketin yönetim ve denetimine 13/02/2004 tarihinde TMSF tarafından el konulması sonucu yeni bir yönetim ve denetim kurulu oluşturulduğu,

yeni denetim kurulunun hazırladığı 13/11/2006 tarihli raporda şirketin 1998-2001 yıllarında ana faaliyet konusunda ticari faaliyete yönelmediği ve bu yılları zararla kapattığının rapor edilmesine rağmen ilgili dönemlerde TTK'nın 354. ve 356. maddelerine göre herhangi bir şikayet ya da yolsuzluk ihbarı olmadığı, 11/02/2007 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında, dava konusunu da kapsayan geçmiş dönemlerdeki faaliyetlerin ibra işlemlerinin kaldırılarak,

görev yapan yönetim ve denetim kurulu hakkında dava açılmasının, TTK'nın 381. maddesi hükümlerine göre ibra kararından dönülemeyeceğinden, mümkün bulunmadığı gibi bu dönemlere ilişkin de herhangi bir net zarar oluştuğuna ilişkin belgenin sunulmadığı gerekçesiyle, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, temlik alan davacı TMSF vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı şirketin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında açılan sorumluluk davasıdır.

Somut olayda, davalıların yönetim ve denetim kurulu üyesi bulundukları sırada ortakların ödemesi gereken sermaye borcunun geç tahsil edilmesinden dolayı şirketin faiz zararının bulunduğu ve ayrıca şirket kasasında olması gereken paranın da mevcut olmadığı iddiası ile iş bu dava açılmış olup, mahkemece, sermaye borcunun geç tahsil edilmesi nedeniyle oluşan zarara ilişkin davalıların 2001 ve 2002 yılında yapılan genel kurullarda ibra edildikleri, TTK'nun 381. maddesine göre ibra kararından dönülmesi mümkün olmadığı gibi dava konusu zararın oluştuğuna dair herhangi bir belge sunulamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Oysa, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı şirketin ana sözleşmesinde ortakların taahhüt ettikleri sermaye borcunun 1/4'ünü tescil tarihinden itibaren 3 ay içinde kalan bakiye borcun da 01.11.2001 tarihinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, davacı şirketin ortaklarının sermaye borçlarını 08.01.2002 tarihinde gecikmeli olarak yerine getirdikleri tartışmasız olup, sermaye borcunun gecikmeli tahsil edilmesi nedeniyle şirketin gecikme faizi zararının bulunduğu ve bunun ortaklardan istenebileceği de kuşkusuzdur.

TTK'nun 380. maddesine göre “bilançonun tasdikine dair olan umumi heyet kararı, aksine sarahat olmadığı takdirde, idare meclisi azalarıyla, müdürler ve murakıpların ibrasını tazammun eder.

Bununla beraber bilançoda bazı hususlar belirlenmemekte veyahut bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine mani yanlış bir takım hususları ihtiva etmekte ise, idare meclisi azalarıyla müdürler ve murakıplar, bilançonun tasdikiyle ibra edilmiş olmazlar.” Bu yasa hükmünden anlaşılacağı üzere ve Dairemiz’in yerleşmiş uygulamasına göre, şirket yönetiminin zarara yol açan işlem ve yaklaşımları genel kurulda tüm açıklık ve ayrıntıları ile açıklanıp irdelenmişse, genel kurulca verilen ibra kararı, gerçek anlamda borçtan kurtarma ve aklama niteliği taşır.

Genel kurulun bu nitelikteki ibrası sonucu, artık yönetim kurulunun o faaliyet dönemine ilişkin tüm işlemleri hakkında, zarara neden olsalar da, ortaklıkça sorumluluk davası açılamaz (11. HD. 16.03.1982 gün, 1982/760-1097 sayılı kararı, Bkz.YKD.C. 8.S.12sh.1664 vd.).

Her ne kadar mahkemece, davalıların ibra edildikleri gerekçesiyle sorumlu olmadıklarına karar verilmiş ise de, yukarıda yapılan açıklamadan da anlaşılacağı üzere davalılar hakkında verilen ibra kararı faiz zararının tüm açıklığı ile genel kurulda tartışılmaması nedeniyle gerçek anlamda borçtan kurtulma olarak değerlendirilemez. Bu itibarla, mahkemece, davalıların sermeye borcunu geç tahsil etmeleri nedeniyle oluşan faiz zararından sorumlu olduklarının kabulü ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı (temlik alan) TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, davacı (temlik alan) TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13342, K. 2012/19685, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/13342
Karar No
2012/19685
Tarih
3 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2011/13342 K.2012/30687
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/13343 K.2012/19935
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/13347 K.2012/13985
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/13349 K.2012/19671
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/13350 K.2012/20286
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/13350 K.2012/13182

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.