KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13343 E., 2012/19935 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/06/2011 tarih ve 2010/138-2011/216 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kuruluş aşamasındaki ortaklarından ...'ün hissesini ...'a devrettiğini ve şirketle ilişkisini kestiğini, bu durumun 12.01.2010 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, şirket eski ortağının kendisine bir yetki verilmemiş olmasına rağmen şirkete bilgi vermeksizin davalı banka şubesinde çek hesabı açtırdığını ve aldığı çekleri kişisel harcamalarında kullandığını, adı geçen kişinin şirket hissesini devrederken de çek hesabından bahsetmediğini, elinde bulunan çek koçanlarını müvekkiline teslim etmediğini, yeni bir çek hesabı açtırmak isteyen müvekkilinin durumdan haberdar olduğunu,
... tarafından keşide edilen bir kısım çeklerin karşılıksız çıktığından bahisle Merkez Bankası'na bildirimde bulunulduğunu, ancak hisse devir tarihinden sonra keşide edilen bir çekin karşılıksız çek uygulamasına tabi tutulabilmesi için çekin şirket temsilcisince imzalanmasının gerektiğini, bankaca bu durum araştırılmaksızın karşılıksız çek uygulaması yapılmasının müvekkilinin ticari sicilini olumsuz etkilediğini, ihtara rağmen davalı bankanın herhangi bir düzeltme yapmadığını ileri sürerek, numaraları bildirilen 6 adet çekin karşılıksız olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ... temsilen şirket müdürü ...'e 24.11.2008 tarihi ile 28.04.2009 tarihleri arasında 45 adet çek yaprağı verildiğini, çeklerin verildiği tarihte adı geçen müdürün davacı ... temsile yetkili olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin anasözleşmesi ile şirket müdürü ...'e 5 yıl süreyle şirketi temsil yetkisinin verildiği, ...'ün şirket müdürüyken davalı bankaya başvurarak çek hesabı açtırdığı ve Kırşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/28 Esas sayılı dosyasında sanık olarak anlatımlarında davaya konu çekleri vadeli keşide ettiğini beyan ettiği, davacının da bu beyana itibar ederek şikayetinden vazgeçtiği, şirket ortağının yetkili olduğu dönemde bankadan usul ve yasaya uygun olarak aldığı çek karnelerindeki çek yapraklarını vadeli olarak keşide ettiği,
çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle bankanın mevcut yasa hükümleri ve mevzuatına göre karşılıksız çek muamelesi yaptığı, bu nedenle bankanın yaptığı işlemde herhangi bir yasal ve usulü hata bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13343, K. 2012/19935, 5 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama