KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13390 E., 2012/20083 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/07/2011 tarih ve 2010/202-2011/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin otomotiv camları sektöründe faaliyet gösterdiğini, talep olması hâlinde müşterilerine ait camlara fason temperleme ve laminasyon işleri de yaptığını, davalı şirketin müvekkilinin faaliyet alanını ve üretimlerinin neler olduğunu bildiği halde Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2010/2 D.İş. sayılı dosyasında müvekkiline karşı “yunus desenli tasarım” haklarını ihlal ettiği iddiasıyla delil tespiti yaptırdığını, müvekkilinin davalının tasarım tesciline konu olan ürünün baskısını veya taklidini yapmadığını, müvekkilinin davalı Desaj Ltd.
Şti. üretimi olan ve ortak müşterisi olan Duşal Ltd.
Şti. talebi üzerine yunus desenli dekoratif camlara fason temperleme işlemi yaptığını, müvekkilinin davalı tescilinden haberdar olmadığını, delil tespitinde tecavüz oluşturacak bir delile rastlanmadığını, yapılan delil tespiti nedeniyle müvekkilinin iş kaybına uğradığını, davalı şirket temsilcisinin 02.04.2010 tarihli faks mesajı ile müvekkil firma yetkilisi Fehmi Sırış’ın dikkatine başlıklı yazı ile müvekkili firma aleyhine kasti ve asılsız iddialarda bulunduğunu ileri sürerek,
tespit işlemi yapılması nedeni ile uğranılan iş kaybı zararının telafisi amacı ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddî tazminat ile haksız iftiralar ve asılsız iddialar nedeniyle müvekkilinin marka hakkı ve firma itibarının zarar görmesi nedeniyle de 15.000,00 TL manevî tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacı şirketin müvekkilinin tasarım tesciline konu yunus desenli ürünü emaye boya baskı suretiyle camlara işlemek sureti ile müvekkilinin tasarımını kullandığını, delil tespiti ile hukukî sınırlar içerisinde Anayasal hak arama özgürlüğünün kullanıldığını, delil tespiti sırasında davacının işinin durmasına sebebiyet verilmediğini, müvekkili tasarım hakkına tecavüz oluşturan deseni içeren duş camlarını satan firmaların anılan ürünleri davacı firmadan satın aldıklarını bildirdiklerini, 02.01.2008 günlü yazı ile yunus desenli ürünlerin üretilmemesini ve fason temperleme işlemi yapılmamasını talep ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, tasarım hakkına tecavüz teşkil edebilecek eylemlerin bilmeden de olsa davacı tarafından gerçekleştirildiğine yönelik ispat gücü kısmen de olsa bulunan, emare ve olgulara ulaştığı, bunun üzerine davacı hakkında delil tespiti isteminde bulunduğu, isteminin hak arama özgürlüğünün sınırları içerisinde kaldığını haklı gösterecek vakıaların bulunduğu, mücerret delil tespiti talebinde bulunmasının davacı şirketin kişilik değerlerine, sahip olduğu marka hakkına ve firma itibarına zarar veren hukuka aykırı bir eylem olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
hukuka uygun biçimde gerçekleşen, davacı iş yerinde üretimi durdurmayan ve makûl süre içerisinde sonuçlandırılan delil tespitinden dolayı herhangi bir iş kaybı zararının oluşmasının da söz konusu edilemeyeceği, davacı şirkete yönelik kişilik değerlerini rencide edici haksız bir eylemin yahut iddia veya isnadın bulunmadığı, davacı şirketin yöneticisi konumundaki gerçek kişilere yönelik iddia edilen beyanların bu davanın konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13390, K. 2012/20083, 6 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama