KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1348 E., 2012/10147 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/09/2010 tarih ve 2010/225-2010/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 21.06.2005 tarihli ve 21.06.2006 vadeli kesin teminat mektubu ile dava dışı kişinin müvekkilinden aldığı mal ve hizmet bedeline karşılık 30.000.00 YTL'ye kadar borcunu garanti altına aldığını, ayrıca 20.06.2007 tarihli yazısı ile anılan teminat mektubunun vadesini 21.06.2008 tarihine kadar uzattığını kabul ettiğini, dava dışı lehdarın borcunu ödememesi üzerine tazmin talebinin kabul edilmediğini, lehdarın teminat mektubunun aslının kendisine iade edilmesini gerekçe gösterdiğini, ancak davalı yetkililerinin ıslak imzalarını içeren teminat mektubu ile uzatma yazısının müvekkili elinde olduğunu,
kaldı ki bu durumun davalının garanti sözleşmesindeki edimini ortadan kaldırmayacağını ileri sürerek, 30.000.00 YTL teminat mektubu bedeli ile 225 YTL damga vergisinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ödeme mektubu aslının uzatma yazısından bir ay sonra lehdar tarafından müvekkiline iade edildiğini, bir sorumluluğunun kalmadığını, bedelinin talep edilmesinin teminat mektubu aslının ibrazına bağlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyulan bozma kararına göre yapılan araştırma sonucunda davalı bankanın tazmin istemini yerine getirirken mektup aslını almak ve gerçekliği ile imzaların doğruluğunu kontrol etmek zorunda olduğu, ancak davacı şirketin, teminat mektubunu ibraz edemediği ve haklı nedenini kanıtlayamadığı, davalının salt uzatma yazısı dolayısıyla tazmin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1348, K. 2012/10147, 8 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama