KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13488 E., 2012/19189 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.05.2011 tarih ve 2009/437-2011/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, psikolojik ve fiziksel olarak rahatsız olan müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketteki 12.000 adet hissesinin müvekkilinin onayı bulunmaksızın ve imzası sahte olarak atılmak suretiyle vekili sıfatıyla hareket eden davalı ... tarafından diğer davalı ...’e devredildiğini, ...'in ise bu şekilde sahip olduğu hisseleri davalı ...’e devrettiğini, tüm davalıların birlikte hareket ettiklerini belirterek hukuka aykırı olarak yapılan devir ve tescil işleminin iptalini, devredilen payın müvekkilinin üzerine devir ve tescilinin sağlanmasını, bu mümkün olmadığı takdirde bedel tespiti yapılarak bedel iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerek 743 sayılı MK'nun 405/8 maddesi gerekse 4721 sayılı TMK'nun 462/8 maddesi'ne göre konusu ve türü ne olursa olsun, vasinin, vesayeti altındaki kişi adına herhangi bir davayı açabilmesinin, her halükarda, bu konuda izin almış olması koşuluna bağlı olduğu, bu hususun kamu düzenine ilişkin olup, re'sen gözetilmesi gerektiği, somut olayda vasinin bu izni almadan dava açtığı, bu durumda vasiye bu yönde ilam alıp sunmak üzere süre vermesi mümkün ise de, davacı kısıtlının 11/02/2010 tarihinde ölmesi nedeniyle husumete izin kararının alınmasının artık imkansız hale geldiği gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesinin iptali ile hisselerin iadesi, olmadığı taktirde hisse bedelinin tespit edilerek iadesi istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece vesayet altında bulunan davacı adına dava açılırken vesayet mahkemesinden husumete izin kararı alınmadığı ve vesayet altında olan davacının yargılama aşamasında ölmüş olması sebebiyle izni alma imkanının ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, vesayet makamından husumete izin alma hususundaki eksiklik yargılama aşamasında tamamlanabileceği gibi, somut olayda vesayet altındaki davacının ölümü üzerine mirasçıları olan ..., ..., ... ve ... davacı vekili olarak hareket eden avukata vekaletname vermişler ve davaya da muvafakat ettiklerini belirtmişlerdir.
Bu itibarla, dava şartı yönünden eksikliğin giderildiğinin kabulü ile işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13488, K. 2012/19189, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama