KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13612 E., 2011/17023 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayı
- 2004/788 Esas
- Birleşen
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayı
- 2005/40 Esas
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2008 gün ve 2004/197-2008/713 sayılı kararı bozan Daire’nin 19/04/2011 gün ve 2009/5153-2011/4636 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davalılar birleşen davalarda davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili Banka'nın Merter Şubesi ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerini, diğer davalıların kefil olarak imzaladığını, şirketin kullandığı krediyi ödememesi üzerine, gönderilen uyarıların sonuçsuz kaldığını, yapılan icra takibi sonucunda banka lehine ipotekli taşınmazın alacağa mahsuben satın alındığını, daha sonra 07.08.2002 tarihli protokolün imzalanmasına rağmen borçlunun edimlerini yerine getirmediğini belirterek, oluşan alacaklarından şimdilik 2.197.831 Euro'nun faizi ile tahsilini talep etmiş, 16.12.2005 tarihli ıslah dilekçesiyle de 6.137.204.91 Euro'nun temerrüt faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili, haciz baskısıyla protokol imzalandığını davacının fabrika binasının düşük bedelle satın aldığını, bu durumun MK.'nun 2. maddesine aykırı olduğunu, BK.'nun 29 ve 30. maddesine göre fabrika binası ve teferruatının satılacağı tehdidi altında düzenlenen protokolde ikrah şartlarının bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Birleşen İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nin 2004/788 E sayılı davada davacılar vekili, müvekkili şirketin mülkiyetinde bulunan fabrikanın davalıya olan kredi borçlarının cebri tahsil işlemleri sırasında dayatma ile imzalanan protokolle kredi borcuna mahsuben yarı değerine yakın bedelle davalıya devredildiğini ve davalının fahiş kazanç elde ettiğini, borcun taşınmazın satışı ile ödendiğini, davacı şirketin bankadan alacaklı olduğunu ileri sürerek şimdilik 500.000.000.000 TL zararın tahsilini talep etmiştir. Aynı iddialar ile davacılar vekili, birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005-40 Esas sayılı dosyası ile şimdilik 10.000.000.000 TL tahsilini istemiştir.
Davalı Banka vekili birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların ise reddine karar vermiştir. Kararın taraf vekillerince temyizi üzerine dairemizce, asıl davadaki kararın davacı banka yararına bozulmasına, birleşen davalara ilişkin kararların ise temyiz itirazlarının reddi ile onanmasına dair verilen karara karşı asıl davada davalılar, birleşen davalarda ise davacılar vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere davalı birleşen davacıların ikraha dayalı olarak sözleşmenin iptali yerine tazminat isteminde bulunmaları karşısında (BK. m.31/son), düzeltilmesi istenen Dairemizin bozma ilamının (1) nolu bendinde yer alan, davanın BK'nun 31. maddesinde belirtilen 1 yıllık sürenin dolmasından sonra açıldığına ilişkin gerekçesi yerinde değilse de, davaya konu olayda tazminata dayanak yapılan protokolün ipotekli takibe göre düzenleniş tarihi ve ayrıca yerel mahkeme tarafından da kabul edildiği üzere ikrahın koşullarının somut olayda mevcut bulunmaması nedeniyle, gerekçenin neticeye etkili bulunmamasına göre davalı birleşen davalarda davacılar vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Birleşen davaların davacıları sadece redle sonuçlanan birleşen davalar bakımından temyiz isteminde bulunmuş olduklarından ve Dairemizce de temyiz istemleri reddedilmiş olduğundan davalı- birleşen davacılar aleyhine maktu temyiz harcına hükmedilmesi gerekir iken nisbi harca hükmedilmesi doğru olmamış ve davalı birleşen davacılar vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin ilamının düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13612, K. 2011/17023, 14 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama