İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/13614 K.2012/1898

Taraflar arasında görülen davada Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/04/2010 tarih ve 2008/156-2010/91 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2011/13614Karar2012/1898Tarih14 Şubat 2012Okuma5 dk · 934 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2011/13614 E., 2012/1898 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Şubat 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

934 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/04/2010 tarih ve 2008/156-2010/91 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, davalı ... 'nun kardeşi, diğer davalının ise vekili olduğunu,...'nun ortağı bulunduğu dava dışı limited şirkete 1994 yılında ortak olarak girdiğini, şirket ile ilgili tüm işlemleri vekili olan davalı ...'in yürüttüğünü, ortak olduğu tarihten itibaren kendisine kar payı ödemesi veya başka bir ödeme yapılmadığını, 2008 yılında ise şirketin tasfiye sürecine sokulduğunu, davalıların kendisini hiçbir toplantıya çağırmadıkları gibi şirket işleri hakkında da bilgi vermediklerini, bu nedenle vekilini azlettiğini, davalıların birlikte hareket ederek kendisini zarara uğrattıklarını, şirketin malvarlığını ve sermayesini erittiklerini,

başka bir şirket kurarak ortağı olduğu şirketin ticari birikimini bu şirkete aktardıklarını, söz konusu şirketin 1994 yılından beri zarar etmesinin de mümkün olmadığını ileri sürerek, 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 22.12.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile 19.250 TL'nin de ıslah tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.

Davalı ... vekili, dava konusu istemin zamanaşımına uğradığını, 1990 yılında kurulan dava dışı şirketin müvekkili dışındaki iki ortağının ortaklıktan ayrıldığını, bu kişilerin paylarını bedelini ödemek suretiyle müvekkilinin devraldığını, ancak limited şirket tek ortaklı olamayacağından müvekkilinin kardeşlerini şirkete ortak yaptığını, davacının ortaklığının formaliteden ibaret olduğunu, davacının İstanbul'da yaşaması ve bu nedenle şirket işleyişine katılamaması nedeniyle diğer davalıyı vekil olarak atadığını, davanın asıl nedeninin taraflar arasındaki başka bir uyuşmazlıktan kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ..., davacının yasal şartları sağlamak için dava dışı şirkete ortak edildiğini, aslında şirketin tek sahibinin diğer davalı olduğunu, İstanbul'da yaşayan davacının kendisini vekil tayin ettiğini, vekil olduğu 14 yıl boyunca davacının şirket işleri ile ilgilenmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının halen dava dışı şirkete ortak olduğu, bu nedenle zamanaşımı savunmasının yerinde bulunmadığı, tarafların ortağı bulunduğu şirketin 2003 yılından itibaren zarar ettiğinin gösterildiği, 2004 yılından sonra şirketin pazarlama faaliyetinin olmadığı, bu durumda yönetim giderlerinin de aynı oranda düşüş göstermesi gerektiği halde 2004 yılı hariç hep aynı düzeyde kaldığı ve düşüş göstermediği,

açıklanan halin işletmenin zarar etmiş gibi gösterilmesi için bilinçli şekilde kayıtların tutulduğunu işaret ettiği, basiretli bir iş adamının, alımın ve fiili satışın gerçekleştirilmediği bir yerde yönetim giderlerini de aynı seviyede tutmayacağı, davalı ...'un son 6 yıl içinde şirketten aldığı para miktarı da gözetildiğinde davacının hissesi oranında alacağının bulunduğu, davalı ...'in ise davacının vekili sıfatı ile şirket işlerini onun adına yürüttüğü, vekilliğin gerektirdiği özeni göstermediği, davacının şirketteki ortaklık payı ve gelirinin defter ve belgelerde yapılan düzenlemelerle eritilmesine engel olmadığı,

bu nedenle oluşan zarardan sorumluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 29.250 TL'nin, 10.000 TL'sine dava tarihinden, bakiyesine ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... Hayırlıoğlu vekili temyiz etmiştir.

Davacı taraf, ortağı bulunduğu dava dışı şirketin kendisine kar payı ödemediğini, şirket işlerinin yürütülmesindeki temsilcisi olan davalı ... ile şirket ortağı diğer davalının birlikte hareket ederek kendisini zarara uğrattıklarını, şirketin mal varlığını erittiklerini ileri sürerek, tazminat isteminde bulunmuş olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

TTK'nun 533'ncü maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortakların, sermaye koyma borçlarını yerine getirdiği nisbette, yıllık bilançoya göre, elde edilmiş safi kârdan pay alacakları düzenlenmiştir. Yine aynı Yasa'nın 539/1-4. maddesi hükmüne göre de safi karın kullanma biçimi ortaklar kuruluna aitttir. Ortaklar kurulu kâr dağıtımı için bir karar vermedikçe bir ortağın dava açarak kendisine ait kârı istemesi olanaksızdır. Öte yandan, kar payının tahsiline yönelik istemlerin şirkete yöneltilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, TTK’nun 556. maddesi hükmünde ise limited şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile limited şirket yöneticisinin sorumluluğunun bulunduğu iddiasına dayalı uyuşmazlığa TTK’nun 341. maddesi hükümleri uygulanma olanağı bulacaktır.

TTK’nun 341. maddesi hükmüne göre, böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulda karar alınması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekmektedir. Bunun yanı sıra limited şirketlerde genel kurulun yetkilerini düzenleyen TTK’nun 539. maddesi 7. fıkrası hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun yetkisinde olduğu öngörülmüştür.

TTK’nun 548. maddesinde, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az olan şirketlerde idare hak ve görevi tüm ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz olmayan diğer ortakların BK’nun 531. maddesi uyarınca denetim hakkına sahip oldukları düzenlenmiştir. O halde ortak sayısı yirmiden fazla ise davanın denetçiler tarafından, aksi halde yönetici olmayan diğer ortaklarca açılması gerekmektedir.

Bununla birlikte, şirket yöneticisinin sorumluluğuna ilişkin dava anılan kişiler tarafından açılmamış ise mahkemece, davanın hemen reddedilmeyerek HUMK’nun 39 ve 40. maddeleri uyarınca işbu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hakkında ortaklar kurulunca karar alınması ve yönetici olmayan diğer ortakların vekaletnamelerinin ibrazı amacıyla davacı tarafa önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.

Ayrıca, şirket yöneticisinin eyleminden dolayı doğrudan zarar görmeyen kişiler kendilerine tazminat verilmesini isteyemezler. Bu durumlarda tazminatın ancak şirkete verilmesi söz konusu olacaktır.

Somut olayda, davacının hangi nedenle ne miktarda tazminat istediği açık olmadığı gibi mahkemece de hüküm altına alınan tazminatın dayanağı karar yerinde tartışılmamıştır. Bu itibarla, HUMK'nun 75/2. maddesi uyarınca davacı tarafa dava dilekçesinin açıklattırılması, davacı tarafın isteminin açıklığa kavuşturulmasından sonra yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirilme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıdaaçıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'na iadesine, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13614, K. 2012/1898, 14 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/13614
Karar No
2012/1898
Tarih
14 Şubat 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/13614 K.2012/3441
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/13615 K.2012/1699
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/13615 K.2012/1905
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/13616 K.2012/2277
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/13617 K.2012/2278
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/13617 K.2012/770

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.