KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13615 E., 2012/1699 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Erzincan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2010 tarih ve 2008/67-2010/90 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin kızlarının davalı ...’nün kullandığı ve mülkiyeti diğer davalı şirkete ait araçta seyahat ederken meydana gelen trafik kazasında feci şekilde hayatını kaybettiği, müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarının doğduğunu ileri sürerek, müvekkilleri için ayrı ayrı 1.000,00-TL maddi tazminat olmak üzere toplam 2.000,00-TL maddi; müvekkilleri için ayrı ayrı 65.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 130.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vasisi ..., davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 10.755,72-TL; davacı ... için 12.610,66-TL destekten yoksun kalma tazminatlarının; davacı ... için 10.000,00- TL; davacı ... için 10.000,00- TL manevi tazminatların yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. BK'nun 47 nci maddesi hükmüne göre, hakim özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı altında hak sahiplerine verilebilecek tazminatı adalete uygun olarak belirlemelidir. Bu tazminat, zarara uğrayanlarda bir huzur duygusu oluşturmalıdır. Tazminatın sınırı, onun amacına uygun olarak belirlenmelidir.
Diğer bir deyişle, takdir edilecek tazminat miktarı mevcut durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu taktir hakkını MK'nun 4. maddesine göre hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanmalıdır.
Dosyadan müteveffanın davacıların tek çocukları olduğu anlaşılmaktadır. Olayın meydana gelişi ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek hakkaniyet ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyen miktarda manevi tazminatın takdiri doğru görülmediğinden verilen kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13615, K. 2012/1699, 9 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama