KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13726 E., 2012/20461 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
546 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/04/2011 tarih ve 2010/306-2011/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin merkezinin İsviçre'de olduğunu, dünyanın önde gelen elektrik kontak ve kollektör üretici firmalarından biri olup ürünlerinde "MC" markasını kullandığını, başta İsviçre olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde bu markayı tescil ettirdiğini, bu manada Madrid Protokolü hükümleri doğrultusunda yapmış olduğu marka başvurusuyla da "MC" ibaresini "electric, electromechanical and electronic components, connectors and electrical contact devices (elektrik, elektromekanik ve elektronik bileşenler,
konektörler ve elektrik bağlantı cihazları)" emtiaları bakımından Türkiye'de tescil edilmek üzere TPE'ye başvurduklarını ancak davalı TPE'nin 2005/41103 nolu "MC+ şekil" ibareli markayı gerekçe göstererek 556 Sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi gereğince önce başvurularını tümüyle reddettiğini, yaptıkları itirazlar neticesinde YİDK kararıyla başvurularındaki "electronic components" emtialar yönünden tescil işleminin devamına, başvuru kapsamındaki electric, electromechenical components, connectors and electrical contact devices (kollektörler ve elekrik bağlantı elemanları)" emtiaları yönünden itirazlarının reddine karar verdiğini,
redde mesnet markanın tescil edildiği tarihte yürürlükte bulunan BİK/TPK 2002/2 nolu tebliğe göre redde mesnet markanın tebliğin 9. sınıfın 23. alt grubunda yer aldığını, müvekkiline ait markanın ise aynı tebliğin 9. sınıfının 21. alt grubunda yer aldığını, müvekkiline ait marka başvurusundaki emtialar ile redde mesnet markanın tescilli olduğu emtiaların birebir aynı ürün ve hizmetlere ilişkin olmadığı gibi tebliğin aynı sınıfının aynı alt grubunda yer alan ürün ve hizmetlerden de olmadığını,
marka başvurularının aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunmadığını ileri sürerek TPE YİDK kararının iptali ile tescil işleminin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, her iki markada "MC" ibaresinin ön planda ve hakim unsur konumunda bulunduğunu, özellikle işitsel olarak markaların tamamı ile aynı olduğunu, tescilde öncelik ve teklik ilkesi bulunduğunu, TPE YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının markasının 09.21 "Elektrik, elektromekanik elemanlar; bağlantı elemanları (konektörler ve soketler) ve elektrik bağlantı cihazları", red gerekçesi markanın 09.21 "[veri iletimi ve telekominikasyon amaçlı elekrik ağları ve fiber optik ağlarla ilgili tüm ürünler için] tesisat test cihazları" şeklinde olduğu, TPE Mal ve Hizmet Sınıflandırma Tebliğinin 5. maddesi uyarınca aynı alt grupta yer alan malların aynı tür mallar olarak değerlendirilmesi gerektiği, red gerekçesi markada yazılı unsurun "MC" harfleri olduğu,
baştaki büyük parantez şeklindeki şekil unsurunun markada ayırt ediciliği bulunmadığı, ortalama tüketici kitlesinin markayı "MC" olarak algılayacağı, her iki tarafa ait marka da "MC" harflerinden oluştuğundan aynı tür mallar yönünden her iki marka arasında K.H.K'nin 7/1-b maddesi anlamında ilk bakışta fark edilemeyecek ölçüde benzerlik bulunduğu, başvurunun reddine dair TPE YİDK kararının sonucu itibariyle yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13726, K. 2012/20461, 11 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama