KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13755 E., 2012/21002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/06/2011 tarih ve 2010/203-2011/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 19.12.2008 tarih ve 2009/11952 kod numarası ile "ÇİKOLATA şekli" ibaresinin tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin marka başvurusuna yaptığı itirazın YİDK'nca nihai olarak reddedildiğini, oysa marka başvurusunun 556 sayılı KHK'nin 7/1-c, d maddelerine aykırı olduğunu, aynı şekilde 7/1-e maddesine de aykırı olduğundan tescil edilemeyeceğini, davalı şirketin amacının bazı renk ve şekilleri kendi adına tescil ettirip, Türkiye'de başka kişi ya da kuruluşların bu işaretlerini kullanmalarına engel olmak ve Türk müteşebbislerin önünün kesilmesini sağlamak olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'nun 28.04.2010 tarih ve 2010-M-1857 sayılı red kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin davaya konu marka tescil başvurusu ile çikolata bar, mısır veya süt kovası gibi unsurlar üzerinde münhasır hak elde etmekten ziyade unsurların bir bütün olarak oluşturduğu görüntünün özgünlüğünü koruma altına almayı amaçladığını, bir bütün olarak bakıldığında markanın ayırtedici niteliğe sahip olduğunu, kompozisyonun başvuru kapsamındaki ürünlerin özgün yapısından kaynaklanmadığını ve teknik bir zorunluluk nedeniyle sektörde herkes tarafından kullanılmasının söz konusu olmadığını, dava konusu "ŞEKİL" markasının müvekkilince yaratılarak piyasaya sürülen özgün bir kompozisyon olduğunu,
dava konusu 2009/11952 sayılı başvuruda yer alan ürün ambalajı kompozisyonunun hali hazırda TPE nezdinde 153361 sayı ile tescilli olduğunu, yeni başvuruda bahse konu eski markadan farklı olarak fonda dalga şekline yer verildiğini, müvekkilinin kompozisyondan oluşan çok sayıda marka tescili bulunduğunu, markada yer alan unsurların, aynı şekilde bir araya getirilmemek kaydıyla ilgili sayıda marka tescili bulunduğunu, markada yer alan unsurların, aynı şekilde bir araya getirilmemek kaydıyla ilgili sektörde herkesçe kullanılabileceğini,
markanın "Kinder Country" adlı üründe 15 yıldan fazla bir süre kullanılmak suretiyle ayırt edicilik kazandığını, Türkiye'nin taraf olduğu Paris Sözleşmesi'nin ilgili hükümleri doğrultusunda, menşei memlekette ve pek çok ülkede tescilli olan markanın Türkiye'de de tesciline karar verilmesi gerektiğini, markanın aynı zamanda OHIM nezdinde de tescilli olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı TPE vekili, başvurunun ayırt edici niteliğe sahip bir işaret olduğunu, işaretin yalnızca çikolata görselinden ibaret olmayıp, pek çok unsurun birleşimiyle marka vasfına eriştiğini, başvurusu yapılan şekil özgün ve yaratılmış bir şekil olduğundan herkes tarfından kullanılabilecek tasviri bir özelliği bulunmadığını, ayrıca başvurunun, malın özgün yapısından ortaya çıkan veya bir teknik sonucu elde etmek için zorunlu olan ya da kendine malın şeklini veren veya mala asli değerini veren şekli içeren işaretlerden olmadığını, müvekkili Enstitüce yapılan işlemlerde bir isabetsizlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının tescil başvurusunda bulunduğu ibareye itirazın reddedildiği sınıf yönünden 556 sayılı KHK'nin 7/1-a, c, d, e ve f maddeleri uyarınca, YİDK'nun red kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13755, K. 2012/21002, 17 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama