KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13761 E., 2012/20362 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Edremit Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/04/2011 tarih ve 2009/428-2011/512 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka nezdinde borsada işlem yapmak üzere adına hesap açtığını ve bu hesabını internet üzerinden takip edebilmek için internet şifresi aldığını, kendisinin borsada işlem yaparken her seferinde gerek telefonla gerek bizzat şubeye gelerek bankaya talimat vermek suretiyle alım satım işlemlerini gerçekleştirdiğini, internet üzerinden hiçbir alım satım işlemi yapmadığını, sadece hesap hareketlerini izlediğini, müvekkilinin 28.12.2006 tarihinde banka şubesine gelerek hisse satışı yapmak üzere görevliye talimat vermek istediğinde,
hesabında satılacak hissesinin olmadığını ve hisselerinin 14.12.2006 tarihinde maliyet bedellerinin altında internet üzerinden toplam 32.113TL'na satılarak, davadışı ... isimli şahsın hesabına havale yapılmak istendiğini ancak işlemin başarısız olması nedeniyle paranın bloke olduğunu, internet aracılığı ile yapılan bu işlemler neticesinde, maliyet fiyatının altında satış yapılması sebebi ile maliyet ve satış fiyatı arasındaki farktan dolayı işlemin yapıldığı tarih itibarıyle müvekkilinin 6.473 TL zarara uğradığını, bu zarardan bankanın sanal ortamda yapılması gereken güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle sorumlu olduğunu ileri sürerek,
6.473 TL'nın zararın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının internet bankacılığına başvurmasına mütakip şifresinin gizliliğini sağlamakla ve bu konuda gereken özeni göstermekle yükümlü olduğunu, müvekkili bankanın güvenlik konusunda üzerine düşeni yaptığını, ayrıca müvekkili bankanın mevcut güvenlik önlemlerinin yanında ekstra güvenlik ayarı tanımlama imkanın da sağlandığını, davacı yanın kişiye özel üretilen ve sadece kişinin bildiği şifrenin kullanımı nedeni ile kişisel bilgisayar güvenlik ayarını yapmaktan ve kullandığı bilgisayar sisteminin güvenliğini sağlamaktan bizatihi kendisinin sorumlu olduğunu,
bu hususun imzalanan hesap taahhütnamesinin internet bankacılığına ilişkin hükümlerinde açıkça belirtildiğini, davacının kötüniyetli üçüncü kişilere karşı yasal yollara başvurmasının gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı Banka'nın kendisine emanet edilen paradan güven kuruluşu olması nedeni ile sorumlu olduğu, ancak gerekli özenin gösterilmesi halinde bile zararın gerçekleşeceğinin ispat edilmesi durumunda sorumluluktan kurtulabileceği, ancak olayda bankanın buna yönelik bir ispatının bulunmadığı, bu nedenle %80 oranında kusurlu olduğu, davacının elektronik ortamda oluşturduğu ve kendisinden başkası tarafından bilinmesi mümkün olmayan şifresi ile sisteme girilmiş olması ve bilgisayara ait virüs programına ilişkin lisansın dosya içinde bulunmaması karşısında %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilerek, 5.178,00 TL'nın 12.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13761, K. 2012/20362, 10 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama