KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13767 E., 2012/20540 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.05.2011 tarih ve 2010/494-2011/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının müşterek borçlu sıfatıyla dava dışı...'e 28.000 TL meblağlı 4 adet bono, yine dava dışı İsmail Şanlı ya 1.850 TL meblağlı 1 adet bono düzenleyip verdiklerini, toplam 29.850 TL bono bedelinin tamamının müvekkili tarafından ödendiğini, davalının müşterek borçlu sıfatıyla hissesine düşen 14.925 TL’nı ihtara rağmen ödemediğini ileri sürerek, bu miktarın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalının müşterek ve müteselsil borçlu sıfatıyla dava dışı kişilere toplam 29.850 TL meblağlı senet keşide ederek verdikleri ve borcun tamamının davacı tarafça ödendiği, senetler altındaki imzaya davalının herhangi bir itirazının bulunmadığı, BK'nun 146. maddesi gereğince, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ödemelerden eşit bir payı üzerine almak zorunda olduğu ve davacı tarafça ödenen miktarın 1/2'si karşılığı 14.925 TL’nın davacıya ödenmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 14.925,00 TL’nın temerrüt tarihi olan 10.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflarca keşide edilen bono bedelinin davacı tarafça ödenmesi nedeniyle davalının payı nisbetinde rücu istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalının müşterek borçlu sıfatıyla dava dışı...'e 28.000 TL meblağlı 4 adet bono, yine dava dışı ..... ya 1.850 TL meblağlı 1 adet bono düzenleyip verdiklerini, toplam 29.850 TL bono bedelinin tamamının müvekkili tarafından ödendiğini, davalının müşterek borçlu sıfatıyla hissesine düşen 14.925 TL’nı ihtara rağmen ödemediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, ödemenin davacı tarafından yapıldığı ve tarafların müteselsil borçlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içinde örneği bulunan davaya konu bonoların davacı ve davalı tarafından birlikte keşide edildikleri ve davalı tarafça imza
inkarında bulunulmadığı dosya kapsamı itibari ile sabittir. Buna karşın davalı tarafça, davaya konu bonoların tarafların ortağı oldukları limitet şirket tarafından ödendiği ve esasen bu borcun da şirketin borcu olduğu bildirilmiş ve şirket kayıtlarının incelenmesi talep edilmiştir. Ancak mahkemece dava dışı şirket kayıtlarına ilişkin olarak her hangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi bu husus karar yerinde de tartışılmış değildir. Bu itibarla mahkemece, davalı tarafça dayanılan deliller değerlendirilmek suretiyle davaya konu bonoların tarafların ortağı olduğu şirket hesabından ödenip ödenmediğinin belirlenmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13767, K. 2012/20540, 12 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama