KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13798 E., 2012/19875 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.06.2011 tarih ve 2010/481-2011/313 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Cemka Grup Asansör Elektrik ve İnş.San.Tic.Ltd.Şti arasında düzenlenen protokol uyarınca şirketin daha önce müvekkilinden aldığı 51.000,00 TL'nin bağlanan vadelerle geri ödeneceği, vadelerden birinin zamanında ödenmemesi halinde tüm borcun muacceliyet kesbedeceği hususunun kabul edildiğini, borçlu şirketin yetkilisi olan davalının da borcun zamanında ödeneceğini şahsen garanti ettiğini, protokolle belirlenen taksitlerin zamanında ödenmemesi üzerine muacceliyet şartı uyarınca takibe geçildiğini, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin borç ilişkisinin tarafı olmadığını, sözü geçen protokolü dava dışı Cemka Grup Asansör Elektrik ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi olarak imzaladığını, protokolde bulunan "senetlerin gününde ve tam olarak ödeneceğini ... garanti eder" ibaresinin müvekkilini taraf haline getirmeyeceğini ve borç altına sokmayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu protokolün davacı ile Cemka Grup Asansör Elektrik ve İnş.San.Tic.Ltd.Şti arasında aktedildiği, davalının protokolü şirket yetkilisi sıfatı ile imzaladığı, "senetlerin gününde ve tam olarak ödeneceğini ... garanti eder" ibaresi bulunmakta ise de davalının şirket yetkilisi sıfatı ile attığı imza dışında imzasının bulunmadığı, garantörlüğün yazılı ve bağımsız olarak garanti verence imzalanması gerektiği gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13798, K. 2012/19875, 4 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama