KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13800 E., 2012/20357 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.12.2010 gün ve 2008/580-2010/609 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle dava konusu meblağ 14.510 TL'nın altında bulunduğundan HUMK'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Marmara Bankası A.Ş. nezdinde 52.819 Amerikan Doları mevcut iken bu bankanın iflası üzerine hesapları TMSF'ye geçtiğini Müflis Marmara Bankası'ndaki hesapların İflas idaresine devredildiğini müvekkilinin 02/03/1994 tarihinden beri 150.000 TL'ye tekabül eden Amerikan Dolarının Antalya İş Bankası'nda tutulduğunu müvekkilinin bütün müracatlarına rağmen paranın çekildiğini ve hiçbir alacağının olmadığının bankaca bildirildiğini bu paranın müvekkiline ödenmediğini ödenmiş olsaydı bunun mevduat faiziyle birlikte bankaya yatıracağını mevduat faizi uygulanması gerekirken faiz hesaplanmasında TCMB reeskont faizi
uygulanarak ödeme yapıldığını mevduat faizi ödenmesi halinde davacının alacağının 5.220.00 TL yerine 8.220.00 TL olacağını, aradaki 3.000.000 TL'nin davacı bankaca ödenmesi gerektiğini iddia ederek 5.220.00 TL'nın 02/03/1994 tarihinden 12/03/2003 tarihine kadar bu alacağa tekabül eden reeskont faizi çıkarıldıktan sonra aynı alacağa tekabül eden 3.000 TL mevduat faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkil bankadan yapılan bütün ödemeler neticesinde hiçbir alacağının kalmadığı ve bunların ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tümdosya kapsamına göre; davacı alacağının 5.775.300.466 TL olarak belirlendiği ve yine yapılan incelemede davalı Banka tarafından 5.220.000.000 TL ödeme yapıldığı gözetilerek bunun tenzili sonucunda davacı alacağının 555.300.446 TL (555,30) olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile belirlenen bu miktarın davalıdan alınıp davacıya verilmesine fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 427 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle HUMK'a eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, 2010 yılı için 1.430,00 TL'dir.
Davacı vekili, dava dilekçesi ile 3.000.00 TL alacağını talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 555.30 TL'nın davalıdan alınıp davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Dava değeri bakımından, verilen karar temyiz talebinde bulunan davalı yönünden karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün davalı yönünden kesin olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13800, K. 2012/20357, 10 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama