KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14019 E., 2012/19809 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/06/2011 tarih ve 2010/200-2011/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "DOĞA Türkiye'nin Doğal Gıda Üreticisi+şekil" ibareli 2009/56227 sayılı marka tescil başvurusunun davalı şirket adına tescilli 150193 sayılı DOĞA ibareli marka gerekçe gösterilerek reddedildiğini, müvekkilinin doğa ibareli markalarının tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin seri markalarına yeni bir marka eklemek istediğini, müvekkili marka başvurusu ile redde mesnet marka arasında ayırtedilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını belirterek başvurunun reddine dair YİDK kararının iptaline, müvekkili marka başvurusunun tesciline, davalı şirket adına tescilli 150193 sayılı markanın kullanılmaması sebebiyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili markasının hükümsüzlüğü bakımından dava açma sürenin geçtiğini, davacı marka başvuru ile müvekkili markasının benzer olduğunu, davacının doğa ibareli marka tescillerinin hükmünü kaybettiğini, davacının kötüniyetli bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili, davacı marka başvurusu ile davalı markasının 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi kapsamında ayırtedilemeyecek derecede benzer olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı marka başvurusu ile davalı markasının iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğu, kullanımla ayırtedicilik kazanmış veya tanınmış markaların dahi 556 sayılı KHK'nin 7/b maddesinde yazılı mutlak red nedenlerini aşmasının olanaksız olduğu, davacı başvurusunun önceki tarihli tescilli markanın serisi olarak kabul edilemeyeceği, davalının hükümsüzlüğü istenilen 150193 sayılı markasını 10.11.2010- 10.11.2005 tarihleri arasında tescil edilen ürünler yönünden kullandığını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının iptaline ilişkin davanın reddine, davalı markasının hükümsüzlüğüne ilişkin davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14019, K. 2012/19809, 4 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama