KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14091 E., 2012/21203 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2012
- Birleşen dava
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUK.MAH. 2010/227 E.
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/07/2011 tarih ve 2010/295-2011/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin 2011 yılında "DENTİSTANBUL" ticaret unvanını tescil ettirip bu ünvanla diş hastanesi hizmetleri faaliyeti yaptığını, daha sonra "dentistanbul" ibaresini 44. sınıf başta olmak üzere birkaç sınıfta tescil ettirdiğini, davalı ... tarafından 2009/02043 sayı ile 44.mal/hizmet sınıfında "DİSTANBUL" markası için yapılan başvuruya müvekkilinin itiraz ettiğini, itirazın TPE'ce nihai olarak reddedildiğini, oysa ret kararının 556 sayılı KHK'nin hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, 2010-M-3240 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir, yargılama sırasında davalı ... hakkındaki davasını atiye terk ettiğini belirtmiştir.
Davalı TPE vekili, markalar arasında karıştırılma ihtimaline sebebiyet verilecek derecede benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Demirciler Soydan, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında anlamsal bir çağrışım kurulamayacağı, ayrıca "İSTANBUL" sözcüğünün ünlü bir yer ismi olup herkesin kullanımına açık bir ibare olduğu, değişik ek ve sözcüklerle herkes tarafından kullanılabileceği ve bu bağlamda da her iki markanın ortalama tüketici nezdinde anlamsal olarak birbiriyle ilişkilendirilebilecek derecede benzer olmadığı, davalı tarafça markalarının tanınmış olduğunu ileri sürmüş ise de, markalar arasında 556 sayılı KHK'nin 8/b maddesi anlamında benzer bulunmadığından tanınmışlık iddiasının değerlendirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14091, K. 2012/21203, 19 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama