KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14175 E., 2012/20574 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/09/2011 tarih ve 2009/189-2011/598 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taşımacılık ve lojistik alanlarında faaliyette bulunan müvekkilinin ticaret ünvanını 1992 yılında tescil ettirdiğini, ticaret ünvanının ayırt edici unsuru olan İkra ibaresini 2004 yılında marka olarak da tescil ettirdiğini, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, müvekkili ile aynı alanda faaliyette bulunan davalı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmayarak, müvekkilinin ticaret ünvanına ve markasına iltibas oluşturacak şekilde İkra ibaresini ticaret ünvanında kullandığını ileri sürerek,
"İkra" ibaresinin davalı tarafça haksız olarak kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve önlenmesine, ibarenin davalının ticaret ünvanından terkinine, şimdilik 20.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin taşımacılık alanı dışında da faaliyette bulunduğunu, davanın haksız olduğunu, istenen tazminatların da fahiş olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin ticaret ünvanını davalıdan önce kullanıp tescil ettirdiği, her iki şirket taşımacılık sektöründe faaliyet gösterdiğinden, davalının İkra ibaresini ticaret ünvanında kullanmasının iltibas doğurduğu, bununla birlikte davacı şirketin maddi ve manevi zarar gördüğünün ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret ünvanındaki İkra ibaresinin terkinine, koşulları oluşmayan maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ve toplanan delillerden davalının "İkra" ibaresini marka olarak kullanmadığı, dolayısıyla davacının markasına tecavüzünün bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14175, K. 2012/20574, 12 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama