KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14660 E., 2012/20333 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/07/2011 tarih ve 2011/121-2011/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2009/46802 kod numarası ile "BATIAGREGA" ibaresini 06., 16., 19. ve 37. mal/hizmet sınıfında marka olarak tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı TPE'nce daha önce tescilli markaların varlığı nedeniyle 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi uyarınca başvurularının kısmen reddedildiğini, oysa, müvekkil markasının yeni ve özgün olduğunu, "BATI" sözcüğünün müvekkili ile özdeşleştiğini, "BATI" ibarelerinin müvekkilinin seri markaları olduğunu, bu marka üzerinde müktesep hakkı bulunduğunu, ayrıca redde dayanak markalarla benzerliği bulunmadığını ileri sürerek, TPE YİDK'nun 02.02.2011 ve 2011-M-340 sayılı red kararının iptali ile markanın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın tescil başvurusunda bulunduğu “BATIAGREGA” ibaresinin daha önce aynı mal/hizmet sınıflarında başka kişiler adına tescilli "BATI" markaları ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkili Enstitüce yapılan işlemlerde bir isabetsizlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davaya konu marka başvurusundaki "AGREGA" sözcüğünün Türkçe ya da İngilizce karşılığının bulunmadığı ancak bu sözcüğün ilgili (inşaat) sektörde mıcır anlamında kullanıldığının bilindiği, dava konusu markanın "BATI" sözcüğü ile yazılış tarzı itibariyle redde dayanak markalardan görsel işitsel ve anlamsal olarak yeteri kadar ayırt edici olduğu, diğer bir ifade ile ayırt edilemeyecek derecede benzerliği ortadan kaldırdığı ve 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesindeki koşulların oluşmadığı sonucuna varıldığı, bu nedenle iptali istenen YİDK kararının marka mevzuatına uygun bulunmadığı,
marka başvurusunun tescili de istenmiş ise de, tescilin idari bir prosedüre tabi olduğu ve mevcut durum itibariyle henüz tescil koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14660, K. 2012/20333, 10 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama