KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14713 E., 2012/20971 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/05/2011 tarih ve 2010/96-2011/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin DURU ibareli birçok markanın sahibi olduğunu, davalının 19.06.2008 tarihinde DURU ÇOCUK ibareli 41. sınıfta yer alan eğitim ve öğretim hizmetleri ile dergi, kitap, gazete ve benzeri yayımlama hizmetlerini içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2008/36781 kod numarası ile verilen başvurunun Resmî Marka Bülteni'nde ilân edilmesi üzerine müvekkilinin iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu,
Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK'nın 2010/M-1315 sayılı kararıyla başvuru kapsamında yer alan hizmetler itibariyle 556 sayılı KHK'nin 8/4. maddesinde yazılı koşulların oluşmadığı gerekçesiyle itirazı reddettiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin DURU ibareli markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı gibi, onların itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyebileceğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline,
davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğüne ve müvekkilinin DURU ibareli 2005/40489 sayılı markasının sabun emtiaları yönünden tanınmışlığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı markalarının yargılama konusu davalıya ait başvuru kapsamındaki hizmetleri içermediğini, herhangi bir karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, 556 sayılı KHK'nin 8/4. maddesindeki koşulların oluşmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının DURU ibareli 2005/40489 sayılı markasının kapsamındaki sabun emtiaları bakımından sektör dışına taşacak derecede bilinirlik ve tanınmışlık elde ettiği, görsel, sescil ve anlamsal olarak bütünü itibariyle bıraktığı izlenim itibariyle davalıya ait 2008/36781 sayılı başvurunun konusu olan DURU ÇOCUK ibareli işaretin davacının DURU ibareli markaları ile iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzer olduğu, başvuru kapsamındaki 41.sınıf hizmetlerin davacının markalarının kapsamında bulunmadığı,
ancak başvurunun tescilinin davacı markalarının tanınmışlığından haksız yararlanma sağlayabileceği, diğer yandan davacı ile aynı kalitede hizmet sunamaması durumunda tüketicilerin bunun sonuçlarını davacı markalarına mâl edeceği, bu şekilde davacı markasının giderek sıradanlaşacağı, ayırt edici gücünün ve etkileme alanının zayıflayacağı gerekçeleriyle, TPE YİDK'nun 2010/M-1315 sayılı kararının iptaline, davalı başvurusu marka olarak tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
davacı adına tescilli DURU ibareli 2005/40489 sayılı markasının sabun emtiaları yönünden tanınmış marka olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı davalı TPE vekili, temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14713, K. 2012/20971, 17 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama