KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/15110 E., 2013/15605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2011 tarih ve 2010/312-2011/292 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ürün sahibi... ile ...Kira ve Bakım Sözleşmesi ile Makbuz Senedi Karşılığı Kredi Kullanım Şartlarını Düzenleyen Sözleşme imzalayarak 950 ton çeltiğin yerinde emanet alımını yaptığını, söz konusu ürünlerin davalı nezdinde sigortalandığını, emanet edilen çeltik karşılığında kurumca makbuz senetleri düzenlenip...'a verildiğini, bu kişinin de senetleri kredi çekmek için bankaya ciro ile teslim ettiğini, kurum personellerince 06/03/2009 tarihinde yapılan tespitte depolardan 950 ton çeltiğin taşınmış olduğunun tespit edildiğini, sözleşmelerin fesh edildiğini,
emanetçi hakkında Bafra Asliye Ceza Mahkemesi'ne ceza davası açıldığını, davaya konu poliçelerde müvekkili kurumun lehdar olarak yer aldığını, çeltiğin mülkiyeti bankaya ait olduğundan emanetçinin hiçbir şekilde tasarrufta bulunamayacağını, emanetçinin bankaya olan kredi borcunu müvekkili kurumun ödemesi nedeniyle depolardan çekilen ürün bedelinin tazmini için davalı sigorta şirketine başvurulmasına rağmen hasarın teminat dışı olduğundan bahisle ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 7.500,00 TL’nin, ıslahla 618.597,16 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olayın hırsızlık olarak değerlendirilmeyeceğini, sigorta ettiren aleyhine açılan kamu davasında da olayın hırsızlık olarak nitelendirilmediğini, hırsızlık sigortası genel şartları ve sigorta poliçeleri özel şartları değerlendirildiğinde zararın teminat dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı... arasında makbuz senedi karşılığı kredi kullanım şartlarını düzenleyen sözleşme imzalandığı, 950 ton çeltiğe mukabil 1.282.500 TL miktarlı makbuz senetleri verildiği,...'un da bankadan 735.615,80 TL kredi kullandığı, krediye karşılık makbuz senetlerinin bankaya ciro edildiği,
sözleşmenin 16. maddesi gereğince...'un gerekli sigortaları yaptırıcağı ve davacıyı lehtar olarak poliçede göstereceği, teminatın yürürlükte bulunabilmesi için emniyeti suistimal için yeterli delilin bulunması ve durumun sigorta şirketine derhal bildirilmesi gerektiği, çeltik miktarı nazara alındığında bunların uzun zaman aralığında depodan alındığının anlaşıldığı, sigortalının bu süre zarfında sigortaya bildirimde bulunmadığı, davacının basiretli bir tacir gibi poliçeleri inceleyerek hangi hususları teminat kapsamına aldığını araştırmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacı vekili tarafından işbu dava 7.500 TL üzerinden açılmış ise de, 08.02.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile harcı yatırılarak toplam 618.597,16 TL'nin tahsili istenmiş olup, bu durumda vekalet ücretinin anılan miktar üzerinden nispi olarak hesaplanması gerektiği halde, yazılı şekilde eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15110, K. 2013/15605, 13 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama