KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/15111 E., 2013/15600 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2011 tarih ve 2010/315-2011/290 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/09/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillinin yürüttüğü umumi mağazacılık faaliyeti kapsamında ürün sahibi ... ile çeltikte kira ve bakım sözleşmeleri ile makbuz senedi karşılığı kredi kullanım şartlarını düzenleyen sözleşmeler imzalayarak 350 ton çeltiğin yerinde emanet alımını yaptığını, emanet edilen çeltik karşılığında kurumca makbuz senetleri düzenlendiğini, bu senetlerin ...'e verildiğini, bu kişinin de senetleri kredi kullanmak için bankaya ciro ve teslim ettiğini, emanet alınan ürünün yerinde periyodik kontrollerinin yapıldığını, bu çerçevede kurum personellerince yapılan tespitte depolardan 350 ton çeltiğin taşınmış olduğunun tespit edildiğini,
sözleşmelerin feshedildiğini, söz konusu ürünlerin sigortasının davalı ... şirketine yaptırıldığını, poliçede müvekkili kurumun lehdar olarak yer aldığını, makbuz senetlerinin bankaya verilmesi ve emanetçinin bankaya olan kredi borcunu müvekkili kurumun ödemesi nedeniyle depolardan çekilen ürün bedelinin tazmini için davalı ... şirketine başvurulduğu halde başvurularının reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 7.500,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bilahare ıslahla istemini 229.864,78 TL'ye çıkartmıştır.
Davalı ... şirketi vekili, zararın teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 350 ton çeltiğin bir seferde veya aniden depodan götürülmesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, emniyeti suistimal sigorta poliçesinin özel şartı gereği durumun derhal sigorta şirketine bildirilmemesi nedeni ile davalı ... şirketinin sorumlu tutulamayacağı, poliçede öngörülen teminatlar belirlenirken davacı TMO’nun basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, davaya konu zararın sigorta teminatı altında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 7.500 TL’nin tahsili talep edilmiş ise de 08.02.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile harcı da yatırılmak suretiyle toplam 229.864,78 TL'nin tahsili istenmiş bulunduğundan bu meblağ üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmek gerekirken, ıslah talebi nazara alınmadan dava dilekçesindeki miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15111, K. 2013/15600, 13 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama