KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/15207 E., 2013/15622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.07.2011 tarih ve 2008/108-2011/269 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın...
Şubesi nezdinde hesaplarının bulunduğunu, davalı banka çalışanlarından... ve...isimli kişiler hakkında Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma kapsamında mudilerin hesaplarında usulsüz işlemler yapılması sebebiyle kamu davası açıldığını, müvekkili bankaya gittiğinde işlemleriyle...’ın ilgilendiğini ancak müvekkilinin hesapları üzerinde oynamalar yaptığını, bu kişinin bilgisayar sisteminin arızalı olduğunu söyleyerek müvekkilini oyaladığını ve müvekkilinin bankadaki toplam parasını gösterir miktarı bir kağıda el yazısıyla yazarak verdiğini,
yolsuzlukların ortaya çıkmasından sonra müvekkilinin bankaya gidip hesaplarını kontrol ettiğinde bilgisi dışında hesabından para çekildiğini öğrendiğini ileri sürerek, 230.000 TL’nin hesaplardan çekildiği tarihlerden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesiyle toplam talebini 330.708,95 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili banka nezdinde hangi türden kaç adet hesabının bulunduğunu açıklamasının gerektiğini, banka müfettişleri tarafından yapılan inceleme sonucunda davacının bir adet mevduat ve iki adet yatırım hesabının bulunduğunun belirlendiğini, mevduat hesabının kapandığını, yatırım hesaplarının ise halen açık olup her iki hesapta para bulunmadığını, bu hesaplardaki para miktarının hiçbir zaman 230.000 TL’ye ulaşmadığını,
davacının hesaptaki paraların tamamının çekilerek hesabın kapatılmasından yaklaşık bir yıl sonra bu duruma itiraz ettiğini ayrıca itiraz ettiği tediye işlemlerine ilişkin fişlerde kendi imzasının bulunduğunu, tediye fişlerinde davacının imzası bulunmayan bir kısım işlemlerin davacının bir hesabından çekilip diğer hesabına yatırılması şeklinde gerçekleştirildiğini, davacıya bireysel emeklilik hesabı da açıldığını, dolayısıyla davacının bu işlemlerden dahi haberdar olduğunu,... tarafından el yazısıyla yazılıp davacıya verilen rakamın gerçek hesap hareketlerine ilişkin olmadığını ve bankacılık açısından hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını,
bu haliyle ancak...’ın şahsi sorumluluğuna delil teşkil edebileceğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu ceza yargılamasında kabul gören müfettiş raporu dikkate alındığında dava dışı davalı banka çalışanı...’ın davalı bankada görev yaptığı tarihlerde davacının açtırmış olduğu iki adet hesaptan müşteri imzası almamak veya davacı dışındaki kişilere ait imzalarla işlem yapmak, hesap cüzdanlarla giriş çıkış kayıtlarını listeye yazdırmamak suretiyle haksız kazanç elde ettiği, bu konunun Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamaya konu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 232.657 TL anapara, 98.051,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 330.708,95 TL’nin davalıdan tahsiline, dava konusu ana paraya dava tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15207, K. 2013/15622, 13 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama