KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1673 E., 2012/7881 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/10/2010 tarih ve 2007/23-2010/584 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirkette, bilinen toplam hissesinin 1621 adet olduğunu, 2006-2007 yılları kâr payı dağıtımında bazı ortaklara hisse başına 5,00 TL, bazı ortaklara 15,00 TL’na kadar kâr payı ödemesi yapıldığı bilgisini aldıklarını, davalı şirket tarafından müvekkillerinin hesabına yatırılan 810 TL üzerinden hesaplama yapıldığında hisse başına 0,50 TL düştüğünü ve 20.000 hisseye sahip şirketin 2006 yılında 10.000 TL kâr ettiğinin anlaşıldığını, bu durumun inandırıcılıktan uzak olduğunu, şirket ana sözleşmesinde ortaklık pay dağılımında herhangi bir pay için farklı oranda kâr payı dağılımı esası belirlenmediğini,
haricen edinilen bilgilere göre bazı ortaklara yapılan kar payı avans ödemelerinin hisse başına 15.00 TL’na kadar çıktığının tespit edildiğini, bu miktar esas alındığında müvekkillerine ödenmesi gereken toplam kâr payının 24.315 TL civarında olduğunu ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... için 6.209 TL, ... için 1.456 TL, ... için 3.682 TL olmak üzere toplam 11.347 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalı şirketten alınarak müvekkillerine verilmesini talep ve dava etmiş, 2006 yılına ilişkin olarak açmış olduğu davayı miktar aynı kalmak kaydıyla kâr payları alacağının 2007, 2008 ve 2009 yıllarını kapsaması yönünden ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın genel kurul kararlarına istinaden alması gereken kâr paylarının ödendiğini, eksik ödemenin söz konusu olmadığını, diğer ortaklara avans adı altında ödeme yapılmadığını, davacı tarafın ıslahını kabul etmediklerini, davanın 2006 yılına ait kâr payı alacağına ilişkin olduğunu, dava tarihi olan 2007 yılından sonraki dönem için ıslah yapılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların, hissedarı bulundukları davalı şirketin 2006 yılına ilişkin olarak ödenmesi gereken temettü alacaklarının ödendiği, iddialarının aksine diğer ortaklara farklı ödemelerin ve avans adı altında ödemelerin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1673, K. 2012/7881, 16 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama