KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1729 E., 2012/8867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Merzifon Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/10/2010 tarih ve 2007/112-2010/520 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl dava ile davalının neden olduğu kaza sonucu müvekkilince taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın hasara uğradığını, sigorta tazminatının ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 4.272,72 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini, birleşen davasında da, davalının kusurlu olarak müvekkiline kasko sigorta poliçesiyle sigortalı araca çarptığını, sigorta tazminatının ödendiğini ileri sürerek 3.002,60 TL’nin rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı sürücü ... yönetimindeki traktör ile ... yönetimindeki kamyonun çarpışması neticesinde taşınmakta olan ve davacı şirket tarafından sigortalı emtianın zarar gördüğü, kazanın oluşumunda davalı ...'in %75 oranında kusurlu bulunduğu, emtiada meydana gelen hasar miktarının kusur durumuna göre 1.273,02 TL olduğu, birleştirilen dava yönünden de davalının kusur durumuna göre sorumlu olduğu miktarın 3.002,60 TL olduğu gerekçesi ile asıl dava nedeniyle 1.273,02 TL'nin 25/01/2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınıp davacıya verilmesine,
birleştirilen dava yönünden 3.002,60 TL'nin ödeme tarihi olan 24/10/2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, kesinleşen kısımlar için karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak, mahkemece asıl ve birleşen davaya yönelik olarak ayrı ayrı hüküm tesis edildiğine göre, bu davalar yönünden davacı yararına ayrı ayrı ücreti vekalet takdiri gerekirken tek bir ücreti vekalete karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1729, K. 2012/8867, 25 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama