KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/177 E., 2012/7253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/11/2010 tarih ve 2008/113-2010/409 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ve davalının dava dışı Çağın İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları olduğunu, 2002 yılından beri şirketin faaliyetinin olmadığını, davalının % 55 oranında paydaş olmasına karşın şirket giderlerine katkısının bulunmadığını ileri sürerek, müvekkili tarafından karşılanan şirkete ait SSK ve vergi borcundan davalı ortak payına düşen 8.486,62 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirket kazancından müvekkiline pay verilmediğini, şirkete ait iş makinesi ve aracın ayrıca bir dairenin satışından elde edilen kârın da davacı tarafından değerlendirildiğini, bu nedenle davacının bir hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin, borçlarını karşılayacak varlığının bulunmadığı, bu yüzden kurumların alacaklarını ortaklardan tahsil yoluna başvurdukları, şirket müdürü olan davacının 6183 Sayılı Yasa'nın 35. maddesi hükmünce şirketten tahsil imkanı olmadığı için ödemek zorunda kaldığı vergi ve SSK borçlarından dolayı diğer ortak olan davalıya rücu hakkının bulunduğu, davacının SSK borcunu ödediğini beyan ettiği 2.634,38 TL'lık çekin ortağı olduğu Egemen Makine Ltd.
Şti. tarafından keşide edildiği, dolayısıyla davacı tarafça yapılmış bir ödeme bulunmadığı, yine davacı tarafça yapılan 9.650,85 TL vergi borcu ödemesi nedeniyle davacının davalı ile ortak olduğu şirketteki % 55 hissesinden dolayı 5.307,96 TL ve ödemiş olduğu 145 TL teminat mektubu komisyonu nedeniyle hissesi oranında 65,25 TL olmak üzere toplam 5.387,17 TL'nı talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, bu meblağın 09.06.2004 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı SSK ve vergi dairesine olan borçları ödeyen limited şirket ortağının şirketin diğer ortağı aleyhine açtığı rücu davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar, amme borcunun muhatabı olan şirketten tahsili yoluna gidilmesine rağmen tahsil edilememesi halinde amme idaresi tarafından şirket ortaklarına gidilebileceğinden, davacının bu şartlar altında ödeme yapıp yapmadığının araştırılması gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Bozmadan sonra alınan bilirkişi raporu ile vergi borcunun şirketten tahsil imkanının bulunmadığı ve bu nedenle davacının dava dışı şirketin SSK ve vergi dairesine olan borçlarını ödemek zorunda kaldığı kabul edilmekle birlikte, bu kez 2.634,38 TL'lık ödemenin davacı tarafından yapılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, bozmadan önce mahkemenin verdiği ilk kararda bu husus gözönüne alınmamış, dava tamamen kabul edilmiş ve Dairemizce de bu yönde bozma yapılmamıştır. Ayrıca, davacı tarafından da davanın başından bu yana bu yönde bir savunma ileri sürülmemiştir.
Söz konusu ödemenin yapıldığı çek dosyaya sunulan Ticaret Sicil Gazetesi fotokopisine göre davacı ile davalının kızı olan eşinin ortakları ve davacının aynı zamanda yöneticisi olduğu şirket tarafından keşide edilmiş olup, ödemenin davacı tarafından yapılmadığı yönünde savunma ve bozma bulunmadığı gözönüne alınarak bu kısım için de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kısmen reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/177, K. 2012/7253, 7 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama