KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/180 E., 2012/7615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bayat Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.09.2010 tarih ve 2008/42-2010/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile asıl borçlu ...arasında kredi kartı sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmenin kefillerinin davalılar ... ve ... olduğunu, kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine kefil olan davalılara ihtar çekildiğini ve ihtara rağmen kefiller tarafından borcun ödenmediğini ileri sürerek 7.750 TL alacağın tahsili ile müvekkili bankaya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin limit dahilinde sorumlu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'nın hangi riski garanti ettiği belirtilmeden kredi kartı sözleşmesini garanti eden sıfatı ile imzalaması sonucu sorumluluğunun kefalet hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, davalı ...'ın da müteselsil kefil olarak sorumlu bulunduğu, kefilin sorumluluğunun kefalet limiti ile sınırlı olarak 50 TL olduğu, ancak davalıların 250 TL limitli kredi kartı alacağını bilerek kefil olduklarına ilişkin imzalı kabulleri bulunduğu gerekçesi ile 250,00 TL alacağın davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve esasen davalıların imzası bulunan kredi sözleşmesinin limitsiz olması ile kredi kartı limitinin belirlendiği başvuru formunda davalıların imzasının olmaması nedeniyle geçerli bir kefaletin bulunmamasına ve bu hususun aleyhe temyiz olmadığı için bozma sebebi teşkil etmemesine göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/180, K. 2012/7615, 11 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama