KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1911 E., 2012/8449 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2010 tarih ve 2010/535-2010/460 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden "yatırılan paranın istendiği an geri çekilebileceği" ve "yatırılan bu paralar karşılığında yüksek faiz verileceği" garantisi ile 12.983 DM tahsil ettiğini, müvekkili parasını geri istediğinde ise her defasında ileri bir tarih verilmek suretiyle oyalandığını, bu esnada davalı kurumun faaliyet izninin kaldırıldığını ve şirketin tasfiye sürecinin başladığını, davalıların Bankalar Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nu ihlal ettiklerini ileri sürerek,
davalıların SPKn, TTK, BankK ve diğer kanun hükümleri uyarınca sorumlu olduklarının tespitine, mevzuata aykırı şekilde kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, müvekkilinden tahsil edilen 12.983 DM karşılığı 13.623,95 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, husumetten ve esastan davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket vekili, davacının müvekkili kurum nezdindeki hesabı kâr ve zarara katılım akdine dayanmakta olup, bu hesabına yönelik olarak kesinleşmiş muaccel ve likit bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket halen tasfiye halinde olduğundan ve tasfiye sonuçlanıp şirketin kâr ve zarar durumu tespit edilmediğinden, davacının, yatırdığı para hakkında bu aşamada talepte bulunmasının mümkün olmadığı, dava tarihi itibariyle alacağın muaccel hale gelmediği gerekçesiyle, davalı şirket aleyhine açılan davanın zamansız açıldığından, diğer davalılara açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1911, K. 2012/8449, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama