KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1947 E., 2012/8811 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2009/96-2010/308 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilinin “bwin” ibareli marka tescilinin bulunduğunu, Milan ve Real Madrid gibi tanınmış futbol kulüplerine sponsorluk nedeniyle büyük ün kazandığını, markanın farklı dallardaki spor karşılaşmalarında, sporcuların formalarında, reklam panolarında tüm dünyada ve Türkiye’de kullanıldığını, tanınmış bir marka olduğunu, davalının ise haksız olarak 2008/61570 ve 2007/12468 tescil numaralı “bwin” ibareli markaları tescil ettirdiğini, bu markaların müvekkilinin markasının ayırd ediciliğini zedelediğini, müvekkilinin ticaret unvanına tecavüz ettiğini, tescilin kötüniyetli olduğunu,
markanın tescil ve kullanımının haksız rekabet niteliğinde olduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin önlenmesini, davalı adına tescilli “bwin” markalarının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “2008/61570 numaralı marka başvurusunun henüz sonuçlanmadığını, davacının markasının kapsadığı mal ve hizmetler ile müvekkilinin markasının kapsadığı mal ve hizmetlerin farklı olduğunu, davacının markasının Türkiye’de tanınmış olmadığını, bayan başörtüsü üreten müvekkilinin davacının itibarından yararlanmasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “bwin” ibareli marka tescilleri bulunduğu, hükümsüzlüğü talep edilen 2007/12468 tescil numaralı bwın ibareli markanın 25. sınıftaki başörtüleri ve giysi emtiası ile 35. sınıfta tescilli olduğu, davacının bwin markası WIPO nezdinde ve pek çok ülkede tescilli olup Avrupa’nın büyük futbol kulüplerinde sponsorluğu bulunduğu, forma reklamı ya da sponsor şirket olarak yer aldığı,
pek çok spor müsabakasında sponsorluk yaptığı, bu organizasyonların milyonlarca kişi tarafından izlendiği dikkate alındığında davacının markasının WIPO Ortak Tavsiye Kararında yer alan kriterlere göre, Paris Sözleşmesi’nin 1.mükerrer 6. maddesi ile 556 sayılı KHK’nın 7/1-ı maddesi anlamında tanınmış marka olduğu,
davacı markası daha çok spor oyunları ve spor bahisleri alanında kullanılmakta olup bu markanın başörtüsü emtiası üzerinde kullanılmasında davalı yönünden haksız bir yarar sağlanması söz konusu değil isede davacının markasının tanınmışlık derecesi dikkate alındığında bu markanın davalı tarafından başörtüsü emtiasında ve 35. sınıfta yer alan hizmetler bakımından kullanılmasından dolayı davacının markasının ayırd edici karakterinin zedeleneceği, davalının İngilizce olan bu markayı tesadüfen seçip tescil ettirmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı,
davalının tescilinin kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2007 12468 nolu bwin ibareli marka tescilinin hükümsüzlüğüne, bu markanın TPE sicilinden terkinine, 2008 61570 nolu marka tescil başvurusu dava tarihinde ve halen tescilli olmadığından bu marka yönünden erken açılan davanın reddine, tescilli bir markanın kullanılması, bu marka hükümsüz kılınıncaya kadar haksız rekabet oluşturmayacağından haksız rekabetin önlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1947, K. 2012/8811, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama