KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2042 E., 2012/7931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk (Şişli 5.Sulh Hukuk)Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Sulh Hukuk (Şişli 5.Sulh Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 29/06/2010 tarih ve 2010/716-2010/594 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı .... A.Ş. arasında imza olunan Genel Kredi Sözleşmesi gereğince davalı şirket adına kredi hesabı açıldığını, davalı ...'ün sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile yer aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine Şişli 1. İcra Müdürlüğü nezdinde icra takibi başlatıldığını, davalıların 16/10/2009 tarihinde kredi borcuna mahsuben 9.330,00 TL ödeme yaptıklarını, ancak bakiye borca itiraz ettiklerini, müvekkilinin bakiye 6.344,27 TL alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve mevcut tüm kanıtlara göre tensiben verilen karar ile davacı ... davalı .... A.Ş. arasında imza olunan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davalı şirkete kredi hesabı açıldığı ve kredi verildiği, davalı ...'ün müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, davanın niteliği gereği 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine ve Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesine dayanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ...'ün genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile yer aldığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine ve Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna hükmedilmiş ise de; davacı ile davalı ... İnş. ve Tic.
A.Ş. arasında düzenlenen sözleşme genel kredi sözleşmesi olup, diğer davalı ... bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Sadece gerçek bir kişinin genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalaması kredi ilişkisi bakımından Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un uygulanmasına yol açmaz.
Genel kredi sözleşmesine bağlı alacak istemine ilişkin davada Tüketici Mahkemesi değil genel mahkemeler görevli olduğundan dava konusu olayda dava dilekçesinin görev yönünden reddine ve Tüketici Mahkemesinin görevli oduğuna hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan gerekçeyle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2042, K. 2012/7931, 16 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama