KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2085 E., 2012/7933 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/09/2010 tarih ve 2009/704-2010/520 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin yetkilisi ...'ün davalı ... Mamulleri Turizm Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi'nin %50 ortakları olduklarını, şirketin imza yetkilisinin ... olduğunu, ...'ün 2005 yılından beri müvekkiline kâr payı vermediğini, müvekkilinin davalı şirketten yıllık olarak alması gereken kâr payının tahsili için davalı aleyhine Muğla 2. İcra Müdürlüğü nezdinde başlattıkları takibin borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu, itiraz dilekçesinde herhangi bir ödeme makbuzu olmadığını ileri sürerek, borçlunun haksız olan itirazının iptali ile takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olağan genel kurul toplantısında şirketin ortakları tarafından kâr payının dağıtılması yönünde bir karar alınmadığından davacının müvekkili şirketten bir alacağı bulunmadığını, davacının 29/05/2009 tarihli genel kurul kararının iptali için dava açmadığını savunarak, hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, şirket sözleşmesinde kâr payının ortaklara dağıtılmasına ilişkin olarak hisse sahiplerinin %51 çoğunluğunun kararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve %40 icra inkâr tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, İcra İflas Yasası'nın 67.maddesine göre takipte bulunan davacı aleyhine inkar tazminatının hükmedilebilmesi için takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunun saptanması gerekir. Somut olayda davacı kâr payı talebinde bulunmuş olup bu düzenlemeye göre davacının kötü niyetli olduğu anlaşılamadığı halde aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değil ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2085, K. 2012/7933, 16 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama