KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2357 E., 2012/9525 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.10.2010 tarih ve 2010/9-2010/432 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2008/14391 başvuru numarası ile “BEYCO” ibaresini 11, 19,35 sınıflar için marka olarak tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya yaptığı itirazın TPE YİDK tarafından nihai olarak kısmen reddedildiğini, oysa başvurunun tescili halinde müvekkiline ait "BEKO" ibareli markalar ile karışıklığa yol açacağını, ayrıca müvekkiline ait "BEKO" markalarının tanınmış olduğunu, markanın başka sınıflarda tescili halinde bile müvekkiline ait markanın itibarından haksız olarak yararlanacağını ve markanın itibarını zedeleyeceğini ileri sürerek, TPE YİDK’nun 09.11.2009 tarih ve 2009-M-4781 sayılı kararın iptaline, başvurunun marka olarak tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğünün tespiti ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkilince yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunmuştur.
Davalı şirket vekili, davaya konu başvuru ile davacının itiraza dayanak markalarının benzerliği bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının başvurusunun küçük harflerden oluşan "beyco+şekil” ibaresinden oluştuğu, davacının itiraza dayanak markalarının başka sözcük veya şekillerle birlikte "BEKO" ibaresinden meydana geldiği,
her iki sözcük arasında görsel benzerlikten söz edilmeyeceği, bilirkişi raporunda "CY"'nin "K" olarak okunacağı belirtilmişse de,"BEYCO" sözcüğünün Türkçe'de ya da İngilizce'de bilinen bir anlamının bulunmadığı ve markanın muhatabı olarak kabul edilen ortalama düzeydeki tüketicinin "BEYCO" sözcüğünü "BEKO" olarak telaffuz edip, algılayacağının düşünülemeyeceği, markanın üzerinde kullanılacağı emtia yönünden düşünüldüğünde, emtianın inşaat malzemesi olduğu,
ayrıca 35. sınıfta yer alan bürohizmetlerinin tüketici profili dikkate alındığında bu mal/hizmetin ortalama tüketicisinin "BEKO" sözcüğü ile "BEYCO" sözcüğünü karıştırabilecek veya bunlar arasında bağlantı kurabilecek durumda olmadığı, davalı marka başvurusunda 19.sınıfta yer alan emtia ile 35.sınıftaki hizmetlerin niteliği, muhatap olduğu alıcı kitlesi ve işaretlerin birbirine benzemediği birlikte değerlendirildiğinde 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesindeki koşulların oluşmadığı, davacıya ait "BEKO" markasının "beyaz eşya-elektronik eşya" sınıfında tanınmış olduğu,
tanınmış markanın tanınmış olduğu sınıflarla aynı veya çok benzerinin aynı ya da ilişkili bulunduğu sınıflarda çifte koruma sayılabilecek bir korumadan yararlanabileceği, ancak işaret olarak aynı veya çok benzeri olmayan bir işaretin, markanın tanınmış olduğu sınıftan çok farklı bir sınıfta tescil engeli sayılmasının marka sahibi yararına konulan mevzuat hükümlerinin amaçladığı korumayı aşacağı, davacının tanınmış markalarının davalı şirketin başvurusuna tescil engeli oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2357, K. 2012/9525, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama