KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2358 E., 2012/9246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.12.2010 tarih ve 2010/84-2010/510 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekili şirketin 1980 yılından beri Gezer markası altında muhtelif mal ürettiğini, bu kapsamda müvekkiline ait 24. ve 25. sınıflarda 18.04.2000 tarih ve 210130 tescil numaralı GEZER markasının TPE tarafından sektörel tanınmış marka olarak kabul edildiğini, aynı ibareyi taşıyan 28.12.1998 tarih ve 20575 tescil numaralı markanın da 35. sınıf dahil birçok mal ve hizmet sınıfında tescilli olduğunu, öte yandan müvekkilinin Gezer ibaresini içeren çok sayıda tescilli markası bulunduğunu,
davalının ise yapılan itirazlara rağmen GEZER OUTLET ibaresini 24.,25. ve 35. sınıflarda marka olarak tescil ettirdiğini,oysa davalıya ait markanın davacı markalarıyla iltibas yaratacak kadar benzer olduğu gibi,tescille davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını,davacı markasının itibarını zedeleyeceğini, davacı ile husumet içerisinde bulunan davalının tescilinin kötüniyetli olduğunu, buna rağmen davalı başvurusunun diğer davalı TPE tarafından hukuka aykırı olarak tescil olunduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli 2007/59704 kod numaralı GEZER OUTLET markasının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davalının aynı sınıflarda daha önce tescilli Gezer ibareli markalarının bulunduğunu, açıklanan nedenle davalı başvurusunun tescilinin zorunlu olduğunu savunmuştur.
Davalı şirket vekili,müvekkilinin 1978 yılından itibaren giyim sektöründe faaliyette bulunduğunu, 1995 yılında tescil ettirdiği GEZER markaları ile üretim ve satış faaliyetine devam ettiğini, dava konusu edilen markanın da önceki markalarla aynı sınıf ve mallarda tescil olunduğunu, davacı markasının sektörel tanınmış marka olduğuna karar verilmesinin müvekilinin tanınmışlık kararından önce mevcut olan marka haklarını etkilemeyeceğini, müvekkilinin davacı markalarının tescili kapsamındaki mallarla ilgili üretimi olmadığından davacının haklarına tecavüz ve ticari faaliyetine zarar vermesinin de söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu marka ile davacıya ait bir kısım markaların iltibasa yol açacak kadar benzer olmakla birlikte, dava konusu markanın davalının önceki tarihli tescilli Gezer markalarıyla aynı emtiaları içerdiği, davalının önceki tescilli markaları nedeniyle marka üzerinde kazanılmış hakkı bulunduğu, tescilli markanın başka bir versiyonunun tescil ettirilmesinin kötüniyet sayılamayacağı, öte yandan hükümsüzlük davasında TPE'ne husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın esastan ve husumetten redine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2358, K. 2012/9246, 30 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama