KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2391 E., 2012/8624 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada KDZ. Ereğli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/11/2010 tarih ve 2009/483-2010/672 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Alemdar Gazetesi ibareli markanın sahibi olduğunu, yine davacının Alemdar gazetesi.com.tr internet adresini de kendi üzerine tescil ettirdiğini, davalının Alemdar isimli gazete çıkarttığını, bu konuda Kdz Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurduklarını ileri sürerek, 556 sayılı KHK gereğince marka hakkına tecavüzün tespiti ve durdurulmasına, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine, 556 sayılı KHK'nun 61. maddesi gereğince 1.000,00 TL maddi 1.000,00 TL manevi tazminat, TTK'nun 58. ve devam maddeleri gereğince 1.500,00 TL maddi 1.500,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, çıkartıkları gazetenin isminin ALEMDAR değil KDZ EREĞLİ ALEMDAR GAZETESİ olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli Alemdar Gazetesi ile davalıların kullandığı “Kdz Ereğli” kısmı küçük harflerle yazılmış Alemdar isimli gazetenin karışıklık yaratacağı, davalı eyleminin haksız rekabet olduğu, davacının marka hakkına yapılan tecavüzün önlenmesi gerektiği, davalı ...'un gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü olduğu, dava ile ilgisi bulunmadığı, davacı vekilince maddi zarara lişkin herhangi bir delil ve belge sunulmadığı,
davacı tarafından Alemdar Gazetesi ibaresi marka olarak tescil edilmiş ise debu isimle bir gazete de çıkartılmadığı gerekçesiyle, davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davacının 556 sayılı KHK gereğince marka hakkına tecavüzün durdurulmasına, TTK gereğince haksız rekabetin önlenmesine, davacının maddi manevi tazminata ilişkin taleplerinin tümden reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı ... ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men’i, maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanı istemine ilişkindir. Uyuşmazlığa 556 sayılı KHK.'nin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bahse konu KHK.'nin 5194 sayılı Yasa ile değişik 71 nci maddesinde bu Kanunun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olduğu, anılan mahkemelerin tek hakimli olarak görev yapacağı hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargı çevresini Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun belirleyeceği düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeye uygun olarak, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun, 16.09.2004 tarih ve 396 sayılı kararı ve daha sonra alınan ve halen yürürlükte olan 24.3.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile anılan Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin davalar bakımından, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde, bir ya da iki asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bir numaralı asliye hukuk mahkemesi, ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı asliye hukuk mahkemesi görevlendirilmiş, bu mahkemelerin yargı çevresinin adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı da belirtilmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir. Mahkemelerin görev kuralları, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Bu durumda, davanın bağlı olunan adalet komisyonunda bu davalara bakmakla görevlendirilmiş mahkemece görülmesi gerektiğinden Kdz.
Ereğli İlçesi’nin bağlı bulunduğu Zonguldak İli Adli Yargı Adalet Komisyonunda iki Asliye Hukuk Mahkemesinin olması halinde 1 numaralı mahkemenin, ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi bulunması halinde ise 3 numaralı mahkemenin fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş ihtisas mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın açıklanan şekilde belirlenecek ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus göz önüne alınmadan yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş,
kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2391, K. 2012/8624, 23 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama