KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2423 E., 2012/9274 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/12/2007 tarih ve 2006/235-2007/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... ibareli markanın sahibi olduğunu, bu markayı uzun yıllardan beri kullandığını, üne kavuşturduğunu, davalıların ise müvekkilinin ... markasının izinsiz ve yasalar aykırı olarak kullandığını, işyerlerine ... ibareli tabela astıklarını ve vitrine de ... ibaresini yapıştırdıklarını, ayrıca davalıların işyerlerinde müvekkilinin tescilli ürünlerini sattığını,
bu hususun Kahramanmaraş C.Savcılığının 2004/14702 muh.sayılı dosyası üzerinden verilen mahkeme kararı ile yapılan aramada tespit edildiğini,davalıların bu eylemlerinin müvekkilinin tescilli markasına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek müvekkilinin ... markasına yönelik tecavüzlerin tespitini, tecavüz konusu tabela, afiş, etiket, elbise vs. ürünlere el konulmasını, markaya yönelik tecavüzün durdurulmasını, 10,000.00 YTL maddi 10.000,00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin ... şirketinin bayisi olduğunu, uzun yıllar boyunca bayilik işlettiklerini, işyerinde satılan malların ... mağazasından alındığını, bunlardan bir kısmının davacının kuruluşu olan MIB mağazacılık tarafından fatura ile kendilerine satıldığını, davacının müvekkillerinden alacağa dayanmayan çek istediğini, müvekkillerinin bu çeki vermediği için davacının bu yola başvurduğunu istenen tazminatın fahiş olduğunu,müvekkillerinden ...’in birkaç yıl önce mağazayla ilgisini keserek ayrıldığını, dolayısıyla davada adı geçen davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dosyada bulunan ve taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin davacının gönderdiği 20/10/2004 tarihli fesih bildirimi ile sona erdiği, bu durumda fesih bildiriminin davalıya ulaşmasından sonra taraflar arasında bayilik ilişkisi ortadan kalktığı, ceza yargılamasına dayanak oluşturan arama ve zapt etme işleminin yapıldığı 15/12/2004
tarihinde davalının ... ibaresini vitrin camında kullandığı, davalının işyerinin girişinde kullandığı, “...” ibaresinin de davacıya ait marka ile yazılış, okunuş ve harf karakteri yönlerinden çok büyük oranda benzer olduğu ve davalının bu unvan altında davacının marka tescil kapsamına giren emtiayı sattığı, davalıya ait işyerinde orijinal olmayan ancak üzerinde ... markası ile ... etiketi bulunan elbiselerin mevcudiyeti nedeniyle,
davalının eyleminin 556 sayılı KHK’ nın 61/1-a ve 9/1-b ve 9/2-a-b maddeleri gereğince davacının marka tescilinden kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturduğu gerekçeleriyle davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne, adı geçen davalının davacının marka tescilinden kaynaklanan haklarına tecavüzünün tespiti ile durdurulmasına, üzerinde hatenoğlu ibaresi bulunan tabela, afiş, etiket vb. tanıtım evrakına ve halen yedi eminde bulunan ve hatemoğlu markası taşıyan takım elbiselerden 14.05.2007 tarihli bilirkişi raporunda taklit oldukları bildirilen lacivert, açık yeşil ve gri renkli 3 adet takım elbiseye el konulmasına,
556 sayılı KHK nın 12. ve 13. maddeleri de dikkate alınarak diğer 8 elbisenin üzerindeki hatenoğlu etiketleri söküldüken sonra davalıya iadesine,5000 TL maddi, 5000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline,diğer davalı aleyhine açılan davanın ise dosyada bulunan arama zapt etme tutanağı ve vergi kaydından davalılardan ...’in diğer davalı ile ortaklıktan ayrıldığı ve aramanın yapıldığı tarihte davalıyla bir ortaklığın bulunmadığı gerekçesiyle husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2423, K. 2012/9274, 30 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama