KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/244 E., 2012/8104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/07/2010 tarih ve 2008/443-2010/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmadan internet yoluyla 07.08.2008 tarihinde toplam 11.650,00TL’nin tanımadığı üçüncü kişilerin hesabına aktarıldığını, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, anılan meblağın ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şifrenin özenle saklanması yükümlülüğünün davacıda olduğunu, bu nedenle doğacak zararlardan davacının sorumlu olacağını, davacının zararının şifrenin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, bankanın sisteminden kaynaklanan bir zarar bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, elektronik imza vb.güvenlik önlemlerini olay tarihinde davacıya sunmayan davalı bankanın gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, güven kurumu olan bankaların basiretli tacir gibi davranması gerektiği, BK’nun 99/2. maddesi uyarınca hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/244, K. 2012/8104, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama