KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2950 E., 2012/9231 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/12/2010 tarih ve 2009/304-2010/687 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Emirgan şubesinde tek başına işlem yapmaya yetkili olmadıkları ortak hesaptan 29.11.2007 tarihinde sözlü veya yazılı bir talimat olmaksızın banka görevlilerince 148.200,00 TL çekilerek hisse senedi alındığını, olaydan 5 gün sonra müvekkillerinden ...'in şahsi hesabından hisse senedi alınacağı kanısıyla gönderilen talimatı imzaladığı, aynı işlemin diğer müvekkiline de yapılmak istendiğini ancak müvekkilinin durumu fark ettiğini, banka çalışanlarının kusurlu eylemi nedeniyle müvekkillerinin zarara uğradığını belirterek toplam 190.675,00 TL'nın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ortak hesaptan ...'in 03.12.2007 tarihli talimatına istinaden hisse senedi alındığını, 29.11.2007 tarihinde bu hesaptan gerçekleştirilen bir işlem olmadığını, bankanın kusurunun bulunmayıp, davanın yatırım hesabında bulunan hisselerin değer kaybetmiş olması sebebiyle kötüniyetli olarak açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ortak hesabın açıldığı tarihten bu yana devamlı olarak ...'in talimatlarıyla işlem yapıldığı, diğer davacının hiçbir zaman imza atmadığı, 2003 yılından dava tarihine kadar yaklaşık 4 yıl süre ile hesapların bu şekilde hareket ettiği, dava tarihine kadar çift imza itirazında bulunulmadığı, diğer davacının bundan haberdar olduğu ve yapılan işleme icazet verdiğinin kabulünün gerektiği, dava konusu işlem sebebiyle hisse senedinin değerinin düşmüş olmasının davalının sorumluluğunu gerektirmeyeceği, hisse senetlerinin değerinin yaklaşık 2/3 oranında değer kaybetmesinden sonra bankadan talepte bulunulmasının hukuken korunmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2950, K. 2012/9231, 29 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama