KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2974 E., 2012/9939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2010 tarih ve 2009/89-2010/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1968 yılından beri sanayi ve bilimin pek çok alanında kullanılan fırçaları üreten bir firma olduğunu, ürünlerinin 20 yıldır Türkiye’ye ihraç edildiğini, HATHO markasının ilk kez 1979 yılında Almanya’da, 1997 yılında ABD’de tescil ettirildiğini, Avrupa Birliği Topluluk Marka Tescil Ofisi OHİM nezdinde de tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının 2006 57111 nolu tescil başvurusunu haksız ve hukuka aykırı bir şekilde yaptığını, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek,
davalıya ait marka tescilinin hükümsüzlüğünün tespitini, davalıya ait HATHO markalı ürünlerin piyasadan toplatılmasını, davalının bu markayı içeren tüm tanıtım faaliyetlerine son verilmesini, bu ibarenin davalı tarafından her türlü tanıtım ve reklam malzemelerinde kullanımının men’ini, marka ihlalinin ve hukuka aykırılığının tespitini ve men’ini, davalının HATHO markasını her türlü ürününde, tanıtım evrakında, web sitesinde, kataloglarında kullanımının men’ini ve davalıya ait HATHO markasının terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin marka tescil başvuruna davacının itiraz etmediğini, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, davacının markasının tanınmış olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davacının markası Türkiye’de tescilli olmadığı için müvekkilinin Türkiye’de tescilli markasının korunması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, davacının HATHO markasının Almanya’da 1979 yılından itibaren tescilli olduğu, bu markanın OHİM nezdinde topluluk markası olarak tescili için başvurulduğu, davalıya ait markanın ise 2006 57111 nolu HATHO ibareli 01, 03, 07, 14, 21 ve 40. sınıflarda tescilli bulunduğu, davacının markasının özellikle kuyumculuk sektöründe yüksek tanınmışlığa sahip olduğu,
davacıya ait HATHO markasının davalı tarafından tescil kapsamında yer alan 01, 03, 07, 14, 21 ve 40. sınıflarda kullanılması durumunda davacının markasının ayırt ediciliğinin zedeleneceği, itibarının zarar göreceği ve davalı tarafından davacının markasının tanınmışlığından haksız yararlanmanın söz konusu olacağı, HATHO kelimesinin Türkçe’de anlamı olmayıp bu markanın davalı tarafından tescil ettirilmesinin gerekçesi açıklanmadığı için davalının tescilinin kötüniyetli olduğu,
davacının ticaret unvanın da HATHO olması nedeniyle davalıya ait tescil belgesinde yer alan mal ve hizmetlerde bu markanın kullanılması durumunda tüketicilerin, markanın davacı şirkete ait bir ürün olduğu izlenimine kapılabilecekleri, en azından davalıya ait ürünler ile davacı arasında bir bağlantı olduğu ve her iki tarafın işletmeleri arasında işletmesel bir bağ bulunduğunu düşünülebilecekleri, 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesinde yazılı koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2006 57111 nolu HATHO ibareli markanın hükümsüzlüğüne, TPE sicilinden terkinine, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2974, K. 2012/9939, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama