KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/334 E., 2012/7845 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İscehisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.04.2010 tarih ve 2003/138-2010/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin bono alacağının tahsili için gerçek kişi davalılar aleyhine icra takibi başlatılmış ise de, takip konusu alacağın cebri icra yoluyla dahi tahsil edilemediğini, aynı takip dosyası kapsamında davalı gerçek kişilerin davalı şirket nezdindeki hisseleri üzerine haciz konulduğunu, davalılara borcun ödenmemesi halinde şirketin feshinin istenebileceğinin ihbar edilmesine rağmen geçen 6 aylık yasal sürede borcun ödenmediğini belirterek davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin davacıya borcunun bulunmadığını, bu hususta menfi tespit davası açtıklarını, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirkette bilfiil uygulanmış bir haczin söz konusu olmadığı, ticaret sicil memurluğuna yazılan yazının şirket dosyasına eklenmesi ile haczin tatbik edildiğinin kabul edilemeyeceği, haczin pay defterine işlenmediği, ortada geçerli bir haciz işleminin bulunmadığı, TTK'nun 522. maddesinin uygulanabilir hale gelmediği, haciz yazılarının İİK'nun 94. maddesindeki değişiklikten önceki tarihli olduğu, dolayısıyla salt haciz yazısının şirkete ulaşması ile haczin gerçekleştiğinin düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
#
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/334, K. 2012/7845, 15 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama