KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3556 E., 2012/4177 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Erbaa Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/04/2010 tarih ve 2008/796-2010/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Axa Oyak'ın acenteliğini yapan müvekkilinin, davalı şirkete ait araca Ticari Kasko Poliçesi kestiğini, borcunu ödemeyen borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigortacının sorumluluğunun primin tamamının ya da ilk taksidinin ödenmesi ile başlayacağı, somut olayda ilk taksidin ödenmediği, davacının, primlerin ödenmemesi üzerine icra takibi yoluna başvurduğu, oysa davalıya ihtarda bulunup sözleşmeyi feshetmesinin gerektiği, davalı kaza yapıp hasarın ödenmesini talep etseydi primler ödenmediğinden sözleşmenin kurulmadığı ve sigorta şirketinin sorumlu olmadığına hükmetmenin gerekeceği, bu talepte de sözleşmenin kurulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari kasko poliçesi primi için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasında sözleşmenin kurulup kurulmadığı hususunda çekişme bulunmaktadır.
Bunun üzerine davacı taraf, davalıya yemin teklif etmiş, davalı şirket yetkilisinin 02.08.2007 başlangıç 02.08.2008 bitiş tarihli Maksimum Ticari Kasko Poliçesini elemanı... aracılığıyla kestirmediği, poliçeyi kullanmadığı, böyle bir poliçeden bilgisi olmadığı, bu poliçeden dolayı 2008-2009 poliçesi indiriminden faydalanmadığı ve davacıya 3.100 TL borcu olmadığı hususlarında yemin etmesini istemiştir.
İhtaratlı yemin davetiyesi ile duruşmaya çağrılan davalı şirket yetkilisi ise 15.04.2010 tarihli celsede yemin etmeyi kabul etmediğini bildirmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 347. maddesindeki "Kendisine yemin teklif olunan kimse, yemin etmez veya yeminini hasma reddeylemezse yeminin mevzuunu teşkil etmiş olan meseleyi ikrar etmiş addolunur" hükmü karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3556, K. 2012/4177, 19 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama