KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3558 E., 2012/2250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/05/2010 tarih ve 2008/52-2010/221 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından nakliyat rizikolarına karşı sigortalanan film emtiasının, davalının murisi olan ... tarafından kamyon ile nakliyesi sırasında meydana gelen kaza sonucunda hasarlandığını, müvekkili tarafından dava dışı sigortalının zararının giderildiğini ileri sürerek, 28.380,67 TL’nın ödeme tarihi olan 30.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu hasarın meydana geldiği kazada davalının murisi olan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi ile gerecek zararın 28.380,67 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile bu miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkindir.
Davacı ... şirketi vekili, davalının murisi ... tarafından kullanılan aracın kaza yapması sonucunda davaya konu emtianın hasarlandığını ve hasar bedelinin müvekkili tarafından karşılandığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı tarafından yapılan savunmada ise ekonomik olarak zor durumda olduğu ve geçimini güçlükle temin ettiği bildirilmesine karşın yargılama sırasında söz konusu savunmaya ilişkin bir inceleme yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davalının savunmasında değindiği hususların TMK. m. 605. maddesinde düzenlenen, ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczinin açıkça belli olması olgusu olarak kabulünün mümkün olup olmadığı, aynı yasanın 610/2 maddesi hükmü de göz önüne alınıp değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan savunma üzerinde durulmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3558, K. 2012/2250, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama