KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3579 E., 2012/11679 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/06/2010 tarih ve 2008/217-2010/114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Türkiye'de üretilen Renault marka otomobiller ile yedek parça, orjinal aksesuar ve bakım ürünlerinin münhasır satış hakkının Mais A.Ş.'ye verildiğini, davalının müvekkili ile "Yetkili Satıcılık" ve "Yetkili Atölye Sözleşmesi" imzalamadan işyerinde kullandığı fatura, belge, kartvizitlerde, dış duvarlarda "Renault" marka ve logosuna yer vererek, ayrıca "Özel Renault Servisi" ibaresini kullanarak markaya tecavüz eylemi gerçekleştirdiğini ileri sürerek, davalı şirketin işyerinde ve tabelalarındaki Renault marka ve logosu bulunan tabeli, pano ve belgelere el konulmasına,
söz konusu logo ve markanın silinmesine ve evrakların imhasına, davacının yoksun kaldığı kazanç nedeniyle 556 Sayılı KHK'nin 66/b ve 67. maddeleri gereğince belirlenecek şimdilik 5.000 TL maddi tazminat ile 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, kararın kamuya duyurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yetkili servis değil özel servis olduğunu, garanti belgesi dolduramadığını, eski parçaları yeni parça ile de değiştiremediğini, davacı şirketin zararının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 556 Sayılı KHK'nin 12. maddesine göre 3. kişilerin ticari işlerinde mal ve hizmetlerinde kullanım amacını göstermek için markayı kullanmaları marka sahibinin iznine tabi olmadığından kullanımın marka hakkına tecavüz oluşturmadığı, ancak davalının söz konusu markayı yetkili bayi olduğu izlenimini verecek şekilde kullanımının haksız rekabet oluşturduğu, bilirkişi raporunda davalının 7.564,80 TL kâr elde edebileceği belirtilmişse de İstanbul rayicine göre hesaplama yapıldığı,
zarar gerçek verilere göre tespit edilmediğinden BK'nun 42 ve 43. maddeleri dikkate alınarak mevcut delillere göre 5.000 TL maddi tazminatın uygun olduğu, davacının marka sahibi olmadığı, markanın imajına ne şekilde zarar verildiğinin ve BK'nun 49. maddesindeki unsurların gerçekleştiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle, 5.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3579, K. 2012/11679, 2 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama